• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam4
Toplam Ziyaret148685
TEMEL CİNSEL BİLGİLER (BASIC SEXUALITY)
Site Haritası
Takvim

ED ve Erken Boşalmada Kullanılan İlaçlar










ERKEN BOŞALMA VE ED’NİN TEDAVİSİNDE
YENİ İLAÇLAR
 
Bugün Viagra (Sildenafil Sitrat) dünya çapında 500.000’den fazla hekim tarafından, 15 milyondan fazla erkek için reçetelendirilmiş olmakla, en fazla reçetelendirilmiş olan ilaçlar arasında yer almaktadır. Dünya çapında neredeyse 1.5 milyar tablet dağıtılmıştır (2006’daki 10 yıl önceki sayı), reçetesiz-kaçak satışlar dünyanın pek çok ülkesinde artmaktadır ve gerçek satış ya da kullanıcı sayısı bu satışların çok daha üzerindedir.

           
Penis sertleşmesi, bir erkeğin cinsel olarak uyarılması ile penise doğru kan taşıyan atardamarların genişlemesi, daha çok miktardaki kanı penisin süngersi dokularına taşıması ve penisten kanı geri götüren toplardamarlarında büzülmesi ile kanın penis içindeki süngersi dokularda göllenmesi ile başlamaktadır. Kan akımındaki bu kontrol, süngersi dokudaki endotel ve sinir hücrelerinden salgılanan NO (nitrik oksit) tarafından sağlanır. NO, atardamar duvarlarının genişlemesini sağlayan Siklik Guanosine Monofosfat (cGMP) yapımını uyarır. cGMP arttığı zaman damar genişlemesi ve dolayısı ile organa kan akımı da artar. Sildenafil Citrate (Viagra) cinsel uyarı ile cGMP yapımı arttığında devreye girer ve ortamdaki cGMP'yi parçalayan enzimleri baskılar, cGMP'nin etkinliğini arttırarak böylelikle sertleşmeyi ve sertleşmenin uzun sürmesini sağlamaktadır. Sildenafil Citrate temelde fosfodiesteraz-5  (PDE-5) isimli enzimi inhibe edip, engelleyerek etki gösterir. Fosfodiesteraz-5 özellikle bu bölgede cGMP’yi parçalayan enzimdir. Sildenafil Citrate bu enzimi engelleyince ortamda siklik guanozin monofosfat (cGMP) artar ve bu artış da damar genişlemesinin ve göllenmesinin daha uzun süre devam etmesini sağlar. Aslında angina pektoris tedavisi için sentezlenmiş olan Sildenafil Citrate hiç beklenmeyen bir alanda kullanılmaya başlanmıştır.
 

Cinsel ilişkiden bir saat kadar önce alınması önerilen Viagra, yutularak alındıktan 30 dakika kadar sonra etkinliğini göstermeye başlar ve etkisi 4 saat kadar sürer. İlacın yan etkileri arasında atardamarlarda meydana gelebilecek genişlemelerden dolayı baş ağrısı, baş dönmesi sayılabilir. Ayrıca görmede bulanıklaşma, midede yanma, yüzde kızarma, burun akıntısı, ışığa karşı hassasiyet diğer görülebilecek yan etkiler arasında yer alabilmektedir. Viagra alınırken günlük önerilen doz miktarı 50 mg’dır. Ayrıca 25 mg da yeterli olabilmektedir. Bazı kişilerde doz, 100 mg.'a kadar doktor kontrolünde yükseltilebilmektedir. Viagrayı nitrat içeren nitrogliserinli vb. kalp ilaçları kullananlar, çocuklar ve kadınlar, Lösemi, Akdeniz anemisi, Myeloma gibi peniste ereksiyon olmamasına neden olabilen hastalıkları olanlar kullanmama-lıdırlar.  Ayrıca kalp krizi geçirenler, felç, beyin kanaması geçirenler veya son 6 ayda hayati tehlikesi olanlar, önemli düşük tansiyon veya yüksek tansiyon yaşayanlar, kalp yetmezliği yaşayanlar veya koroner damar hastalıkları olanlar,  ‘Retinitis Pigmentosa’ denilen göz bozukluğu olanlar kesinlikle kullanmamalıdırlar. Temelde kalp hastalıkları olanların Viagra kullanması da pek önerilmemektedir, literatürde bazı ölümlere rastlanması bu konudaki kuşkuları arttırmaktadır. Reçetesiz olarak ve bir hekim denetimi olmadan Viagra’nın kullanılması ise kesinlikle çok sakıncalıdır. 1998 yılına dek Viagraya bağlı 130 ölüm rapor edilmiştir, bu hastalardan 16’sı nitrat biçiminde başka bir vasodilatör (damar genişletici) kullanmaktaydı.


 
Viagranın (25 mg)  etki süresi 4 saat olmasına karşın, benzer PDE-5 inhibisyonuna bağlı daha sonra çıkmış olan Tadalafil (CİALİS) (20 mg) çok daha etkili bir ilaçtır ve etki süresi 36 saat sürmektedir.  Kronik kullanımda günde 5 mg Cialis (Tadalafil) preperatları ED tedavisinde uzun dönemde başarılıdır.


 
Hiç unutulmaması gereken bir konu, PDE-5 inhibitörleri gelişmiş olan ereksiyonu uzatırlar, ereksiyon yaratmazlar ve libidoyu artırmazlar. Bu ilaçların etkili olabilmesi için libidonun ve cinsel uyarılmanın sağlam olması ve kişinin bir cinsel haz nesnesi tarafından uyarılmış ve erekte halde olması gerekmektedir. PDE-5 inhibitörleri afrodizyak değildir ve var olmayan bir cinsel uyarımı oluşturmazlar, var olan ereksiyonu uzatabilirler; erken boşalmayı geciktirebilirler.


 
TESTOSTERON PREPARATLARI
 
 
Erkeklerde ve kadınlarda libidoyu, cinsel saldırganlığı oluşturan, cinsel aktiviteye yol açan hormon her iki cinste de testosteron’dur. Yağ çözeltisi olduğu için kas içine (intramusküler) uygulanır. Erkeklerde 40-45 yaşlarından sonra kan testosteron düzeyi azalmaya başlar. Ayrıca büyüme hormonu (Growth Hormone, GH) da hem cinsel faaliyetlerde, hem de gençlikte etkili bir hormondur; 50-55 yaşından sonra hem erkeklerde, hem de kadınlarda GH’nın azalması, yaşlanma süreçlerini hızlandırır ve cinsel aktiviteyi azaltır.
 
 
Erkeklerdeki ereksiyon bozukluklarında SUSTANON gibi farklı zamanlarda salınabilen dört farklı testosteron bileşiğini içeren testosteron prepatları başarıyla kullanılmaktadır. Testosteron az miktarda kullanınca kadınlardaki cinsel istek ve libido azlığını tedavi edebilse bile, kıllanmaya, ses kalınlaşmasına, klitorisin büyümesine yol açabilir. 45-50 yaşlarından sonra erkeklerde testosteron seviyelerinin azalması takviye testosteronla eski cinsel aktiviteye dönülmesini sağlayabilir. Prostat hipertrofisi ve prostat kanserinde testosteron kesinlikle kontr-endikedir. Yaşlılıktaki libido azlığı, cinsel istek bozukluğu, ED gibi olgularda serum serbest testosteronunu artırıcı çeşitli testosteron preperatları başarıyla kullanılmıştır.



Kadınlarda ve erkeklerde doğal olarak testosteronu artırmanın yollarından birisi de, spor, az kalori alımı, bazı amino asit tabletlerinin tüketilmesidir.  GH miktarlarının çeşitli yöntemlerle veya bizzat HGH (Human Growth Hormone) kullanılarak artırılması testosteron miktarında iyileşme sağlayabilir. Son yıllarda doğal yoldan testosteron miktarının artıran başka bir yöntem de taze ZENCEFİL’in  (Ginger) yemeklerde veya salatalarda yenilmesidir.  Zencefil direkt olarak testosteron serum miktarlarında yükselmeye yol açmaktadır[1]. Kısır erkeklerde  (75 erkek) Tikrit’te yapılan bir çalışmada, günde 50 mg/kg zencefilin 3 hafta boyunca tüketilmesi erkelerde LH, FSH ve serum total ve serbest testosteron seviyelerinin artmasına yol açmıştır. Bu kısır erkeklerde sperm sayısı ve kalitesi de artmıştır.



[1] Waleed Abid Al-Kadir Mare, Wisam S. Najam. The effect of Ginger on semen parameters and serum FSH, LH & testosterone of infertile men. Tikrit Medical Journal 2012;18(2):322-329.