• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam34
Toplam Ziyaret131582
TEMEL CİNSEL BİLGİLER (BASIC SEXUALITY)
MEDYA-BASIN-AKTÜALİTE-HABER
Takvim

G-Noktası Nedir? Nasıl Bulunur?




Doç. Dr. Ümit Sayın'ın "ESR", "Derin Seks", "Cinsellikte Farklı Boyutlar", "Neo-Tantra", " Orgazmın Psikolojisi" isimli kitaplarından alınmıştır. 



GRAFENBERG NOKTASI (G-NOKTASI) NEDİR?










Batı Avrupa ve Amerika’da kadınların % 70’inin tek başına cinsel ilişkiyle orgazm olamayıp klitoral uyarıya da ihtiyaç duymalarının nedeni büyük olasılıkla G-Noktası uyarımının ayırdında olmamaları, ya da G-Noktaları olmaması. Bu sevimli hortlak Pubis kemiğinin altındaki oturduğu yerden, sırıtarak Masters ve Johnson’ı bile kandırmıştı, öyle ki bu araştırıcılar, tüm orgazm olayının klitoral uyarıya bağlı olduğunu ve ‘vajinal orgazm’ diye bir şey olmadığını  iddia edecek kadar ileri gittiler, ama belki de Trobriand adası yerlileri bile Margaret Mead’e söylememiş olsalar da  bu büyülü noktayı biliyorlardı[1]; çünkü Malinowski[2] bu yerlilerin hem klitorisi hem de vulvayı uyaracak bir oyun oynadıklarını ve cinsel kültürlerinde kadının cinsel hazzını iki farklı organa bağladıklarını söylüyor, bunlardan birinin klitoris olduğunu diğer organın da bu ilkel insanların hatasından (!) kaynaklandığını belirtiyordu! Panamalı bir kadın ise  G-Noktasının kendi kültürlerinde ‘La Bella Loca’ (Güzel Nokta) olarak bilindiğini ve her kızın bunun 13-16 yaşlarında keşfettiğini söylüyor[3].



G-Noktası Ernst Grafenberg adlı jinekolog tarafından 1944’de tanımlanmış. Helen Singer Kaplan vajinanın ön duvarında benzer bir duyarlı bölgeden bahsediyor[4].    John D. Perry  ve arkadaşları ise yaklaşık 400 kadında yaptığı deneylerde Grafenberg Noktası isimli bu oluşumun varlığını 1980’lerin başında göstermiş. O dönemden beri de tartışmalar çok ateşlenmiş Amerika’da! Masters ve Johnson’dan sonra cinsellik konusundaki en önemli buluş herhalde Grafenberg Noktasının keşfidir.

 
 
G-NOKTASI TAM ANLAMIYLA NEREDE?






 
Grafenberg Noktası vajinanın ön duvarında, pubis kemiğinin hemen altında, vajinanın hemen girişindeki yumuşak dokunun içine gömülü olan bir yapı. Histolojik olarak ayrımı da yapılmış. Kadınlarda embriyolojik bir prostat kalıntısı veya prostatın ana dokusunun kalıntısı olduğu düşünülüyor. Her kadında lokalizasyonu, büyüklüğü ve uyarılabilirliği farklılıklar gösteriyor. Genellikle pubis kemiğinin arka ucu ile serviksin arasındaki mesafenin ortalarında bir yerde; sağa sola kaydığı da oluyor bu nedenle G-Noktasını, klitorisin saat 12’yi gösterdiği bir saat kadranında saat 11 ile 1 arasında aramak gerekli. G-Noktasının idrar yolu ile komşuluğu çok yakın, aynı zamanda idrar yoluna açılan ince bir kanalı mevcut.
 
  
Peki bu nokta o kadar ulu orta yerdeyse neden böylesine kapris yapıyor? Çünkü aranırken düşülen bir sürü hata var:


1-    G-Noktası cinsel yönden uyarılmamış bir kadında bulunamaz. Ortaya çıkışı ve hissedilişi ancak plato evresini sonuna doğrudur.

2-    Dergilerde tasvir edilen kadının sırtüstü yattığı pozisyon G-Noktasının en zor bulunduğu pozisyondur.

3-    PC kası zayıf olan kadınlarda G-Noktasının bulunması çok zordur, ama bu kasın kuvvetlendirilmesi G-Noktasının hissedilme olasılığını çok artırır

4-    Her önünüze gelen kadında vajinal tuşe yaparsanız G-Noktasını bulamazsınız (Örneğin olaya alaycı yaklaşan ve haz duymaktan çok uzak bir fahişede!)

5-    G-Noktasını en iyi kadınların kendisi bulur, ama kadınların çoğu bırakın organlarının içerisi dışarısına bile dokunmamış durumdadırlar. Bacaklarının arasındaki erkeklere ait bu kanal bir tabudur pek çoğu için!

6-    Kadınlara cinsellikten ve duygusallıktan uzak bir biçimde, bir kumanda düğmesini arar gibi yaklaşırsanız, G-Noktasını bulmanız çok zordur.

7-    Uyarının sürdürülmesi sırasında kadınların küçük tuvaletinin gelmesi doğaldır, bu sırada uyarı kesilmemelidir. G-Noktasının uyarılması idrar refleksini aktive edecektir.

8-    G-Noktasının uyarılması için yapılmış özel bazı vibratörlerle de G-Noktası bulunabilir. Son yıllarda bu amaçla tasarlanmış çok özel vibratör dildolar mevcuttur, artık G-Noktası en iyi bu vibratörlerle bulunabilmektedir. 1993’lerde Avrupa’da bile henüz böyle aletler tasarlanmamıştı.
 




  


G-NOKTASI NASIL BULUNUR?
 

G-Noktasını ararken öncelikle dikkat edeceğiniz nokta mesanedeki idrarı boşaltmaktır, çünkü alttan uygulanacak olan basınç mesaneyi sıkıştıracak ve idrarın geldiği hissini uyandıracaktır. PC kasının farkında olan kadınlar bu kası sıkıp gevşetirlerse uyarı sırasında G-Noktasının daha fazla hissederler.
 
 
Başlangıçta yukarıdaki şekildeki  ararsanız bulmanız çok zor olacaktır. Çünkü yer çekimiyle iç pelvis organları aşağı doğru ve vajinanın uzağına doğru  çekilir. Oturarak arama daha iyi, belki de tuvaletin üstünde oturarak arama daha da mantıklı, böylece idrar kaçırma korkusu da ortadan kalkacaktır.


G-Noktasını kendi kendinize arıyorsanız, cinsel yönden uyarılmış olmak için bunu mastürbasyon sırasında yapın. Eğer eşinizle arıyorsanız bunu mutlaka orgazm olmaya yakın yapın. Çünkü G-Noktasının daha iyi hissedilmesi için bu yapının da kanla dolup kabarmış olması gerekmektedir, bu şişkinliği iki parmağınızı içeri sokup parmaklarınızın arasında hissedebilirsiniz.


G-Noktasını aramak için en mükemmel pozisyon yüzükoyun  yatmaktır. Bu sırada işaret parmağı ile orta parmak vajinaya girerken baş parmak da pubis kemiğini tutmalıdır, yani baş parmağınızla işaret parmağınız arasına pubis kemiğini, idrar yolunu ve G-Noktasının bulunduğu yumuşak dokuyu sıkıştırabilmelisiniz. Yavaş yavaş iki parmağınızı hareket ettirerek baş parmağınıza doğru farklı bir his bulacağınız bölgeyi araştırın, bunun için hafif, kesik kesik basınçlar uygulayın. Büyüklüğü bir bezelye tanesi kadar da olabilir, küçük bir ceviz çapında da (ama menopozdan sonra çok küçüldüğünü unutmayın). Eğer eşiniz uyarıyorsa el ayası aşağı gelecek biçimde işaret ve orta parmağını içeri sokmalı ve hemen girişinden itibaren kısa ve kesik kesik, bu yatış pozisyonunuzda aşağı doğru basınçlar uygulamalıdır. Bir vibratör çok daha iyi uyarabilir.


Kadının altta yattığı cinsel ilişki pozisyonlarında penisini hareket yönünün G-Noktasını uyarma ihtimali çok azdır, ama erkeğin arkadan yaklaştığı pozisyonlarda kadının da kalça hareketleri yardımıyla penisin G-Noktasına basınç uygulama olasılığı artar. Bu pozisyonda klitoris uyarılamaz, ama kadınların pek çoğunun böyle bir cinsel birleşmede çok güçlü orgazm olmalarının nedeni G-Noktasının uyarılması ve orgazmı tetiklemesidir.


G-Noktasının uyarılması sırasında üç farklı şey hissedebilirsiniz: birincisi çok güçlü bir zevk, ikincisi gıdıklama tarzında gelen garip tarif edilemez bir haz, üçüncüsü idrar yapma isteği; genellikle de bu sonuncusu görülür. Eğer mesaneniz boşken tuvalet ihtiyacı duyarsanız sakın duraklamayın; doğru yoldasınız demektir. Basıncı ve basınç uygulama frekansını artırarak idrara gitme hissinin çoğalmasını bekleyin ve o vazgeçilmez tuvalete gitme isteğine aldırmadan uyarıya devam edin. Birkaç dakika sonra tuvalete gitme arzusu yerini gıdıklanma tarzında daha önce hiç tanımadığınız bir hisse bırakacaktır. Bu noktada uyarıyı artırarak devam ettirin (eşiniz uyarıyorsa ona devam ettirtin), tabii uyarının en uygun şiddetini siz ayarlayabilirsiniz. Bir  süre sonra elinizin altında bu noktanın daha da şiştiğinin göreceksiniz. Bu sırada mutlaka PC kasınızı kullanarak onu hızlı hızlı kasıp gevşetin. Biraz sonra patlayıcı tarzda bir orgazm yaşamanız olasıdır. Fakat ilk deneyimde başarılı olamazsanız, tekrar tekrar denemeyi sürdürün; bu vajina duvarlarını algılamanızın hassaslaşmasını ve G-Noktasını diğer yapılardan daha kolaylıkla ayırt etmenizi sağlayacaktır; en az yüz kez denemeden pes etmeyin! G-Noktasını bulamamanıza imkan yok, çünkü kadınların belki de % 20-25’İnde  Grafenberg noktası var, ancak geri kalanlarda farkedilmeyecek kadar atrofik olabilir.


 
 


G-Noktasını uyarırken karşılaşabileceğiniz alışılmamış bir deneyim vajinadan meyaz sütümsü bir sıvının gelebilme olasılığıdır. Kadınların pek çoğu bunun idrar olduğunu düşünüp, çok rahatsız olmuşlar ve G-Noktasını uyarmaktan ‘altına yapmak’ fikri yüzünden vazgeçmişler. Bu sıvı idrar değil; yapılan çalışmalar bu sıvıda üre ve kreatinin (idrarda bulunan iki madde) miktarının idrara oranla çok düşük olduğunu, glukoz ve asit fosfataz miktarının ise aynı prostat salgısındaki gibi çok yüksek olduğunu  göstermiş[5].



G-Noktasını aynı erkeklerin prostat bezi gibi aktivite göstermekte ve prostat sıvısına benzer bir sıvı salgılamakta, bu salgı orgazm sırasında PC kaslarının da kasılması sayesinde ya idrar yolu aracılığıyla dışarı atılmakta ya da gerisin geriye mesaneye boşaltılmakta. Erkeklerdeki prostat adeta kadınlarda atrofiye uğrayıp neredeyse ölmüş olmasına rağmen orgazm sırasında  hortluyor ve sperm içermese de ‘işte buradayım’ dercesine ‘kadın ejakülasyonunu’ sağlıyor. Bu olguyu kadınların küçük bir kısmı yaşıyabiliyorlar.



  Kadınlar bu ejakülasyon sırasında çok zevk almaktalar ve G-Noktası orgazmını yaşayan kadınlar bunun klitoral orgazmdan kat kat güçlü olduğunu söylüyorlar ve neden o ana dek yaşamadıklarını anlamadıklarını ifade ediyorlar; öyle ki kadınların pek çoğu ilk G-Noktası orgazmını yaşarlarken gözlerinden yaş bile geliyor, bir yay gibi kıvrılıp bir süre kendilerinden geçebiliyorlar. Fakat Türkiye’de hâlâ dergiler ve doktorlar insanların ‘bu G-Noktası safsatalarına’ inanmamalarını söylemekteler, hadi bunu söyleyen erkekleri hoş görelim de kadınlara ne demeli ? Herkese yeni ve mutlu arayışlar...

[1] Margaret Mead, Male and Female, 1962;

[2] B. Malinowski, The Sexual Life of Savages, N.Y.: Harcourt Brace & the World, 1929

[3] Alice Kahn Ladas,  Beverly  Whipple, John. D. Perry,  The G-Spot and other Discoveries About Human Sexuality, N.Y.: Henry Holtand Company 2005, (ilk basım 1983)

[4] Helen Singer Kaplan, The New Sex Therapy, London: Pelican, 1974. S: 50.

[5] Alice Kahn Ladas,  Beverly  Whipple, John. D. Perry,  The G-Spot and other Discoveries About Human Sexuality, N.Y.: Henry Holtand Company 2005, (ilk basım 1983). S:58-84, ve ejakülat ile idrar örneklerinin kıyaslamalı çalışması için bkz S:201.