• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam34
Toplam Ziyaret131582
TEMEL CİNSEL BİLGİLER (BASIC SEXUALITY)
MEDYA-BASIN-AKTÜALİTE-HABER
Takvim

Kadınlarda Ejakülasyon-Boşalma Nedir?



 
            Anketlerle yapılan araştırmalarda kadınların % 35-50’i hayatlarında ejakülasyon benzeri bir olguyu yaşadıklarını söylemişlerdir[1]. Bu araştırmaları yapan bilim adamları çalışmalarında daha ziyade G-Noktasının uyarılmasını ve bu bölgenin uyarılmasının kadın ejakülasyonuna yol açabileceğini düşünüyorlardı. Diğer bazı çalışmalar ise çalışma grubundaki kadınların % 10-69’unun benzer ejakülasyon olgularını yaşadığını yazmaktaydı[2]. Kadın ejakülasyonunda belirtilen miktarlar yaklaşık 1-5 ml arasındaydı. Bazı çalışmalar bunun çoğunun idrar olduğunu iddia etse de yapılan biyokimyasal çalışmalar, bunun idrar içerse bile, tam anlamıyla idrar olmadığını belirtmekteydi.


            Aslında kadın ejakülasyonundan Ananda Ranga, Kama Sutra isimli Hint cinsellik kitaplarında veya eski Çin, Japon cinsellik el kitaplarında bahsediliyordu. Yani doğu kültürü böyle bir olgunun varlığını çoktan kültürlerine geçirmişti.


            Kraft Ebbing’in cinsel sapışları anlattığı ünlü kitabı Psychopatia Sexualis’te (1886) kadın ejakülasyonundan bir sapıklık olarak bahsediliyor ve adına kitaptaki ‘Congenital Sexual Inversion in Women’ (Kadınlarda Konjenital Eşcinsellik) isimli bölümde değiniliyor, Nöroasteni ve homoseksüalite gibi bozukluklara bağlanıyordu.


            Daha sonra Kinsey ve Masters & Johnson bu olgudan bahsedecek ve bunun önemsiz olduğunu, stres inkontinansına bağlı  olacağını söyleyecekler, bir 20-25 yıl konu kapanacak ve kimse kadın ejakülasyonunu sorgulamayacaktı. Ama Masters & Johnson, daha ilerde kendileriyle çelişen bir açıklama daha yapacaklardı[3]:


            ‘Kadınların büyük çoğunluğu orgazm sırasında boşalmazlar, ama bazı kadınlarda yapısı idrar yapısına benzemeyen bir kadın ejakülatı da saptadık’


            Ama bunu yine stres inkontinansına bağlayacaklardı. Daha sonra Helen Singer Kaplan, Beverly Whipple, Alice K. Ladas, John D. Perry gibi araştırmacılar, Masters & Johnson’ın bu görüşüne karşı çıkacaklardı. Beverly Whipple bu konuda üç makale yayınlayacak ve farklı görüşleri ortaya koyacaktı[4]. Whipple ve arkadaşları sadece kadın ejakülasyonunu açıklamakla kalmıyorlar, aynı zamanda kadında yeni bir orgazm teorisiyle birlikte geliyorlardı.


            1980’lerin başında tartışma daha da kızıştı ve G-Noktasının varlığı hem Amerikan medyasında hem de bilim ortamlarında en çok tartışılan konu oldu. Kadın ejakülasyonu da G-Noktası konusuna bağlı olarak tartışılmaya başlandı. Pek çok bilim adamı G-Noktasının var olduğunun kabul edilebilmesi için, tüm kadınlarda gösterilmesi gerektiğini söylüyorlardı. Bunun karşısındaki araştırmacılar ise, pek çok kadında bu yapının hissedilemeyecek kadar rüdimenter kaldığını ama bu durumun, var olan diğer kadınlardaki  G-Noktalarının yadsınmasına yola açmayacağını  söylüyorlardı. G-Noktası konusunda halen bir konsensusa varılamamıştır. Bilim insanları kadınların kaçta kaçında bu oluşumun gözlenebileceği konusunda bile birleşememişlerdir. Şimdilik tahmin edilen oran % 20-25’tir. Fakat bilimsel olarak kadınların binde birinde bile G-Noktası saptanıyorsa, aynı şekilde çok azında bile yapısı idrara benzemeyen kadın ejakülatı tespit edilmişse, bu fenomen yeterlidir ve Kadın cinselliği hakkında normal ve genelden farklı bazı durumların da varlığına işaret eder. Araştırılması gereklidir.


            Hite Raporunun hala etkisinde olan ve erkeklere başkaldırmış, hatta düşmanlaşmış Feministler G-Noktasını ve kadın ejakülasyonunu bir erkek fantezisi ve boş bir inanç olarak nitelemeye devam etmektedirler. Feminist araştırmacılar G-Noktası kaynaklı orgazm hipotezine ve kadın ejakülasyonuna şiddetle karşı çıkmaktadırlar. Onlara göre orgazm sadece klitoris kökenlidir ve orgazm olmak için bir erkeğe bağımlılıklarına ihtiyaç yoktur. Feministlerin konuya kendi impulslarıyla ve ideolojileriyle mi baktıkları konusu tartışmalıdır; ama bilimsel bir bakışla bakmadıkları kesindir. Hiç kimse sadece kendi deneyimlerinden yola çıkarak bunu tüm topluma genelleyemez.
           


 
Kadın Ejakülatının Yapısı


            Çalışmalar bahsedilen kadın ejakülatının karşıtlar tarafından iddia edildiği gibi stres  inkontinansına bağlı idrar veya lubrikasyon (ıslanma) sıvısı olmadığını ortaya koymaktadır. Bu konuda çalışılan maddeler üre, kreatinin, prostatik asit fosfataz (PAP), prostat spesifik antijen (PSA), glukoz, früktozdu[5]. Kadın ejakülatında idrarla kıyaslandığında daha düşük düzeyde kreatinin ve üre bulunmuştur. Ayrıca orgazma bağlı bu kadın ejakülatında erkek prostat salgısında bulunan PSA, PAP yüksek oranda bulunmuş; idrara şeker hastalığının haricinde çıkmayan glükoz da kadın ejakülatında bol miktarda tespit edilmiştir. Bu çalışmalar orgazma bağlı kadın ejakülatında prostat salgısı benzeri bir sıvının olduğunu göstermiş, bir miktarda da idrar bulunabileceğine dikkat çekmiştir. Dolayısıyla kadınlardaki boşalma olayı bir idrar kaçırma olayı değildir, kaçırılan da idrar değildir.


            Kadınlarda orgazm sırasında ejakülasyon oluyorsa bu orgazm fenomenini nasıl etkiler? Bu konuda çok çeşitli tartışmalar vardır. Öncelikle bu ejakülatın nerden geldiği tartışma konusudur. Bunun kaynağının Skene bezleri olduğu, kadınlarda bulunan, embryolojik kökenli rudimenter bir prostat yapısının varlığı olduğu iddia edilmektedir. Bu durumda G-Noktasının aslında her kadında varolduğu, bazılarında anatomik özelliklerden dolayı açığa çıktığı gündeme gelmektedir. Bu da G-Noktasının var olmadığını savunanları çok zor duruma düşürmektedir. Çünkü zaten G-Noktası hakkındaki hipotez bu yapının embryolojik bir dişi prostatı kalıntısı olduğudur. Erkeklerdeki prostat masajıyla sperm alınması gibi, kadınlarda da benzer bir oluşumun varlığı söz konusu edilmektedir.


[1] Bullough B, David M, Whipple B, Dixon J, Allgeier ER, Drury KC., Subjective reports of female orgasmic expulsion of fluid. Nurse Pract, 9 (3): 55–9, 1984;  Davidson JK, Darling CA, Conway-Welch, C. The role of the Grafenberg Spot and female gushing in the female orgasmic response: an empirical analysis. J Sex Marital Ther 15 (2): 102–20, 1984;  Darling CA, Davidson JK Sr, Conway-Welch C.. Female ejaculation: perceived origins, the Grafenberg spot/area, and sexual responsiveness. Arch Sex Behav 19 (1): 29–47, 1990.

[2] Wimpissinger F, Stifter K, Grin W, Stackl W.  The female prostate revisited: perineal ultrasound and biochemical studies of female ejaculate. J Sex Med 4 (5): 1388–93, 2007; Zaviacic M. The human female prostate: From Vestigial Skene's Paraurethral Glands and Ducts to Woman's Functional Prostate. Slovak Academic Press, Bratislava 1999.

[3] Masters WH, Johnson VE, Kolodny RC. Masters and Johnson on Sex and Human Learning. Boston: Little Brown, 1982.

[4] Belzer, EG.. Orgasmic expulsions of women: a review and heuristic inquiry. Journal of Sex Research 17 (1): 1–13, 1981; Addiego, F; Belzer, EG; Comolli, J; Moger, W; Perry, JD; Whipple, B. . Female ejaculation: a case study. Journal of Sex Research 17 (1): 13–21, 1981; Perry, JD; Whipple, B. Pelvic muscle strength of female ejaculators: evidence in support of a new theory of orgasm. Journal of Sex Research 17 (1): 22–39, 1981.

[5] Wimpissinger F, Stifter K, Grin W, Stackl. The female prostate revisited: perineal ultrasound and biochemical studies of female ejaculate. J Sex Med 4 (5): 1388–93, 2007; Zaviacic M. The human female prostate: From Vestigial Skene's Paraurethral Glands and Ducts to Woman's Functional Prostate. Slovak Academic Press, Bratislava 1999; Zaviačič M, Doležalová S, Holomáň IK, Zaviačičová A, Mikulecký M, Valer Brázdil V. Concentrations of Fructose in Female Ejaculate and Urine: A Comparative Biochemical Study. J Sex Res. 24: 319–25, 1988.