• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam9
Toplam Ziyaret144634
TEMEL CİNSEL BİLGİLER (BASIC SEXUALITY)
Site Haritası
MEDYA-BASIN-AKTÜALİTE-HABER
Takvim

Türk Kadınında Cinsel Davranış-Bölüm D







Doç. Dr. Ümit Sayın'ın "Derin Seks", "Cinselikte Farklı Boyutlar", "ESR", "Parafili-1" isimli kitaplarından ve Hite Raporu (1974) ve Cosmo Raporundan (1983) alınmıştır.










HÜLYA RAPORUNUN ÖN DEĞERLENDİRMESİ (2003-2004):

 Bu rapordaki katkılarından dolayı İPEK KAHYA'YA teşekkür ederiz.

Hülya Dergisinde Kasım 2003-Mayıs 2004 tarihleri arasında yaptığımız Türk Kadınının cinselliği ile ilgili anketi 706 Hülya okuru yanıtladı. Bu anket son yıllarda Türkiye’de bu konuda yapılmış en büyük ve detaylı anketlerden birisiydi ve bize 2000’li yıllarda Türk kadınının bulunduğu yeri göstermek açısından önemli bazı veriler sundu.
 
  
Anket Grubu:
 
Anket grubumuz yaklaşık 706 kadından oluşmaktaydı. Anketi yanıtlayan kişilerin en küçük yaşı 17, en büyük yaş ise 63 olarak saptandı.

 




HÜLYA RAPORUNDAKİ KADINLARIN KENDİ VÜCUT İMAJLARIYLA İLGİLİ YANITLARI


 
Hülya kadınları, kendi vücutlarını beğeniyorlar, ama büyük bir çoğunluğu bazı değişiklikler geçirirlerse cinsel yönden daha çekici hale gelebileceklerini düşünüyorlar. Oldukça büyük bir çoğunluk erkeklerin onları beğendiğini düşünmekte. Erkekleri baştan çıkarmak konusunda ise kendilerine o kadar fazla güvenmiyorlar, büyük çoğunluk bazı erkekler üzerinde etkili olabileceğini düşünüyor. Diğer ülkelerdeki çalışmalarda kendi vücudunu beğenen ve erkeklere karşı kendine güveni olan kadınların cinsel tepkilerinin ve orgazm olma sıklıklarının daha fazla olduğu bulunmuştu. Bizim çalışmamız da bu sonuçları destekler nitelikte. Vücut imajı ve erkekler üzerindeki etkileri fazla olan kadınların daha doyumlu bir cinselliğe sahip oldukları bu raporun da sonuçlarından birisi.


 

Anketteki kadınların % 18’ü cinsel yaşantılarından hiç memnun değiller, diğer yanıtları da katınca, sonuçlar kadınların % 60’a yakın bir kısmının cinsel yaşantısından memnun olmadığını ve farklı bir cinsellik arzuladıklarını gösteriyor.

 

İLK CİNSEL DENEYİMLE İLGİLİ YANITLAR

 

 Gruptaki kadınların  % 15.5’i ilk cinsel deneyimini 15 yaşın altında, % 51’i 15-20 yaş arasında, % 30’u 20-25 yaşları arasında, geri kalanlar ise daha yukarı yaşlarda yaşamışlar. Bu deneyim hakkındaki düşünceleri ise fazla iyi değil:


 % 34’ü kötü veya hoşlanmadım derken, % 31’i ne olduğunu anlamadığını söylüyor. İlk cinsel deneyimden kadınların sadece % 24’ü hoşlanırken, orgazm olanların oranı ise sadece % 12. Daha önceki çalışmalarımızda da belirlediğimiz gibi, Türkiye’de cinsellik kadınlar açısından iyi bir ilk deneyim değil! İlk cinsel ilişkide bulunulan kişi kadınların % 34’ünde kocaları, % 12’sinde sözlü veya nişanlı, % 33’ünde uzun süreli arkadaş, % 18’inde kısa süreli bir arkadaş, % 2,4’ünde ise rastgele bir ilişki.


Bu durumda önemli bir toplumsal değişimi de Hülya Raporu ortaya koyuyor. Bunlardan en önemli ve birinci bekâret kavramının artık toplumdan kaybolmaya başladığı ve evlenmek için erkeklerdeki bakire kadın arayışı en azından eğitimli kadınlar açısından değiştiği, ikincisi de kadınların yaklaşık % 68’inde ilk ilişkide bulununan kişinin ‘evli koca’ olmaması. Tabii bu sonuç eğitimli ve ekonomik durumu iyi Hülya Dergisi okurları için geçerli. Türk toplumuna genellenemez. 2013’te yaptığımız pilot çalışmalarda bu oranların değişmekte olduğunu ve bekâretin tekrar önem kazanmakta olduğunu görmekteyiz.


İlk cinsel ilişki yaşı da artık eski raporlara göre düşmüş durumda. İlk cinsel ilişki 15 yaşın altında % 2,4 olarak belirlenirken, kadınların artık % 40’ı 15-20 yaş arasından ilk ilişkilerini yaşamaya başlıyorlar. % 38’i ise ilk ilişkiyi 20-25 yaşları arasında yaşıyor. Bu anket grubunun verilerine göre Türkiye’de kadın dergisi okuyan kadınların % 80’i 25 yaşına geldiğinde pek bakire kalmıyor. Bunların bir kısmı evlilik sonucu da olsa, artık eğitimli Türk kadınları ilk cinsel ilişkiye girmek için evlenme koşulunu pek aramıyorlar (Bu istatistikler, gerçek analizler yapıldığında küçük oranlarda değişebilir)


İlk cinsel ilişki konusunda ise Türk kadınları pekiyi anılara sahip değiller. % 18’i ilk ilişkiyi zevksiz ve can yakıcı bulmasına karşın, % 20’si zevk almadığını ama canının da yanmadığını söylüyor. İlk cinsel ilişkide orgazm olanların oranı ise sadece % 12,7. Bu toplumsal cinsel eğitimin düşüklüğünü ve yetersizliğini kanıtlayan bir olgu.






HÜLYA KADINLARINDA ORGAZM


 
Hülya Raporu Orgazm konusunda daha önce yapmış olduğumuz raporlardaki sonuçlarla paralel sonuçlar ortaya koydu. ‘Yaşamakta olduğunuz cinsellikte partnerinizle sevişirken orgazm olur musunuz? sorusuna ‘Evet her ilişkide orgazm olurum’ diyenlerin oranı % 29, İlişkilerde sıklıkla (ilişkilerin % 80’inde) orgazm olanlar % 24, genellikle  (ilişkilerin % 50’sinde) orgazm olanlar % 19, bazen orgazm olanlar (ilişkilerin % 20’sinde) % 12, hiç orgazm olmayanlar ise % 16 civarında, yani Hülya okurlarında 6-7 kadından birisi orgazm olamıyor! Bu durumda çok küçük bir azınlık orgazma ulaşamıyor, kadınların yaklaşık % 70’i ilişkilerinin en az % 50’sinde mutlaka orgazm olabiliyorlar, her zaman orgazm olanlar ise bu oranın yarısı. Bu bulgu, daha önceki feminist dergilerdeki bulgularımızdan daha çarpıcı bir orgazm olma oranını ortaya koyuyor, özellikle son 20 yılda bu konularda yayınların artması ve kadınların bu konularda bilinçlenmesi bu konudaki bilinçlenmeyi arttırmış. Bu sonuçlar Amerika’daki Cosmo ve Hite raporlarına yaklaşmış durumda, büyük olasılıkla sonuçları etkileyen anketi yanıtlayan Hülya okurlarının eğitim düzeyinin yüksek olması. Bu bulgu da tüm Türk toplumuna yaygınlaştırılamaz.






 
HÜLYA KADINLARI ORGAZM OLURKEN NELER HİSSEDİYORLAR?


 
Orgazmlara genellikle eşlik eden duygu depersonalizasyon duygusu; yani vücudu bir yabancı, bir başka yerde gibi algılama. Seymour Fisher’ın konuştuğu kadınlar depersonalizasyon duygusunu şöyle tanımlıyorlar: “Vücudum sanki yaşamayan bir nesne”, “Ellerim kollarım, beynim sanki benim değil”, “Vücudumu ölmüş gibi hissediyorum”, “Vücudumun dışına çıkmış gibi hissediyorum”, “Vücudum her zaman olduğundan daha az duyarlı, sanki uyuşuk”. Bu duyguya vajinal orgazmı yaşayan kadınlarda daha sık rastlanıyor.


Orgazmın şimdiye dek en iyi tanımlandığı anket Hite Raporu. Bu raporda söylenenlere kısaca bakarsak Shere Hite ile konuşan feminist kadınlar şöyle anlatıyorlar orgazmlarını:


“Orgazm yaklaşırken birkaç hafif kıvılcım oluyor, sonra aniden alev alacağını hissediyorum; zaman içinde durmuş bir an, sıcak, ılık bir boşalma; tüm sinirlerin zevk içinde erimesi; bu anı uzatmaya çalışırım, uzatamazsam düş kırıklığını uğrarım.”


“Vajinamda ve klitoral bölgemde dayanılmaz ve doyuma ulaşamazcasına acı-zevk-karıncalanma olur, derken aşırı derecede sıcak basar ve tüm kontrolümü kaybederim, sonra inanılmaz sıcaklıkta bir patlama ve karıncalanma! Acılı zevkin rahatlaması, sözcükler çok yetersiz kalıyor.”


“Kuvvetle çekilme, kalp atışı gibi bir duygu. Orgazm ne kadar şiddetli olursa o kadar yukarıda ya da arkada imiş hissi uyanır.”


 
Hülya okurları ise orgazmla ilgili deneyimlerini şöyle tanımlıyorlar:


 
Rahatlama, güzel ve anlatması zor bir duygu, bir boşalma, zevkli bir kendinden geçiş.’


 
Orgazmı yazarak ifade edenler ise daha ayrıntılı tanımlıyorlardı.


             “Vazgeçilmez bir infilak, hemen kendimden geçerim, her yanım kasılır’;

 “Vajinamdan tüm vücuduma yayılan bir gıdıklanma ve zamanı durdurmak isterim. Boşalmalarım çok güçlü olur, klitoral uyarımla vajinal uyarım birbirinden çok farklı değil.”;

            “Karnımda durdurulması imkânsız kasılmalar olur ve bir boşluğa doğru süzülürüm, bazen o sırada sürekli mavilik görürüm. Vajinal orgazmım çok güçsüzdür, ama klitoral uyarıyla geldiğim zaman bilincim uyuşur; karıncalanma tüm bedenime yayılır. Öyle 15-20 dakika yatarım.”

 
 
 
ART ARDA ORGAZM


Art arda orgazm, bir orgazmın başlayıp 5-20 saniye sürmesinden sonra kısa bir süre sonra uyarı devam ettiği sürece tekrar orgazm olabilme yetisi. Art arda orgazmın gelişmesinde en önemli faktör ise kadınlarda hem klitoral, hem de vajinal uyarının gerçekleşmesi.


Batıda orgazm olan kadınların % 77’si art arda orgazmı da yaşıyor, bir sevişmede 11’den fazla orgazm olanlar ise % 6, çoğunluğu 2 ile 5 arasında orgazmla yetiniyor (% 65).  Kadınların ancak üçte biri cinsel ilişki ile orgazm olabiliyorlar, çoğunluğu bir şekilde klitorislerinin uyarılmasını istiyor, Türkiye’de bu oran çok daha düşük! Kinsey’in zamanlarındaki % 62’lik mastürbasyon yapma oranı, Hite zamanında % 82’ye, Cosmo zamanında ise %89’a çıkmış; bunların % 37’si ayda birkaç kez, % 25’i haftada birkaç kez, % 3’ü de her gün ‘şeytana uyuyorlar’. Kinsey kadınların % 66’sının cinsel fantezileri olduğunu bulmuştu, ama artık % 97,5’uğunun cinsel fantezi kurduğu biliniyor.


Hülya kadınlarında, orgazm olma oranları ise Batıda rapor edilenden daha farklı, % 40’ı art arda orgazm olamıyorlar. % 32’si sadece 1-5 civarında orgazm olabiliyor, % 17’si ise sayı önemli olmaksızın uyarı devam ettikçe orgazm olmayı sürdürüyorlar. Bu oranlar da Batıdaki oranları yakalamış ve geçiyor.


Orgazm olma sıklığını daha detaylı incelediğimizde aşağıdaki tabloda izlediğiniz sonuçları elde ediyoruz:


Bu sonuç Hülya kadınlarının art arda orgazm olma biçimleri hakkında ilginç bilgiler veriyor. Sadece bir saat sevişmeyle % 36’sı orgazm olurken, bu oran sevişme süresi uzadıkça daha fazla orgazm olabilme sınırlarına kayıyor ve 6-10 orasında orgazm olabilme 60 dk. sevişince grubun % 11’i iken, sevişme süresi uzadığında bu oran % 40’a, 21’den fazla orgazm olabilme yeterliliği ise % 9’dan % 16’ya çıkıyor. Bu oranlar da Cosmo raporlarındaki Amerikan kadınlarına yaklaşıyor, yani eğitimli ve orta sınıf Türk kadınları 2005 yılında art arda orgazm olmayı öğrenmiş durumdalar ve art arda orgazm cinselliğin uzatılması ile eşgüdümlü.  Kadınlarda orgazmın şiddeti ise % 55’inde değişmekte, hep aynı şiddette orgazm olanların oranı % 13.
 
 
 
HÜLYA KADINLARINDA VAJİNAL-KLİTORAL İKİLEMİ


Bilindiği üzere Batıdaki raporlarda kadınların sadece % 30’u (Hite raporu, 1976) ve  % 34’ü (Cosmo raporu, 1983) cinsel ilişki ile orgazm olabiliyordu. Bizim daha önceki Türk kadınlarında yaptığımız anketlerde bu oran % 12,9 civarlarında idi. Hülya kadınlarında ise sadece cinsel ilişki ile orgazm olabilme oranı % 25 çıktı. Yani her dört kadından sadece biri erkeğin cinsel organının vajinaya girebilmesi ile orgazmı yaşayabiliyor, geri kalanlar öncelikle klitoral olmak üzere başka uyarılara ihtiyaç duyuyor. Bu konudaki oranları sıralarsak:
 

 

Soru 37:  Başka uyarı olmaksızın, sadece penisin vajinanıza girmesiyle orgazm olabiliyor musunuz?
 
Hülya kadınlarındaki bu farklılığı yukarda açıkladığımız gibi, grubun yaş ortalamasının daha yüksek olmasına bağlayabiliriz. Ayrıca G-Noktasının ayırdında olmada 1993’teki Kadınca Raporundan 2003’e göre daha fazla bulunmuştur. Yani geçen 10 yılda kadınlar G-Noktasını araştırmışlardır; bilindiği üzere vajinal orgazmların gelişmesinde G-Noktasının ve DVZ’nin (derin vajinal erojen bölgeler) rolü artık bilinmektedir.

 

Soruya yanıt

Yüzde %

Kadınca R. (1993)

N=1535

Yüzde %

Hülya R. (2003)

N=706

Kadınca ve Hülya Raporlarının Kaba Ortalaması (% Yüzde)

N= 2241

A) Evet, her seferinde cinsel ilişkiyle orgazm olurum

12.9

25.2

19

B) Penisin girmesinin yanı sıra klitoral uyarı da gereklidir

48.4

41.7

45

C) Penisin girmesi ile olamam, ilişkiden sonra klitorisimin uyarılması gerekli

13.9

15.9

14.9

D) Orgazm olmam için başka şeyler gerekli

18.3

13.9

16

Eğitimli ve orta sınıf Türk kadınlarında vajinal orgazm olma (cinsel ilişkiyle-koitusla orgazm) oranı (düzeltilmiş istatistik)

 

 

% 17

(Bu gruptakilerin büyük kısmı klitoral orgazm da oluyorlar)

Eğitimli ve orta sınıf Türk kadınlarında sadece klitoral orgazm olma oranı (düzeltilmiş istatistik)

 

 

% 66

Eğitimli ve orta sınıf Türk kadınlarında ANORGAZMİ (orgazm olamama) oranı (düzeltilmiş istatistik)

 

 

% 15

 

            Bunun sonucunda da 1993’ten, 2003 yılına gelene kadar toplumda vajinal orgazm olma oranı artmış olabilir. Fakat biz düzeltilmiş istatistiklerle her iki raporun sonucunda eğitimli ve orta sınıf Türk kadınlarında vajinal orgazm olma oranını (koitusla-cinsel ilişkiyle) % 17 olarak saptadık. Bu % 17’lik grubun büyük kısmı klitoral orgazm da olabilmekteydi. Eğitimli ve orta sınıf Türk kadınlarında ANORGAZMİ oranı ise % 13-15 civarlarında seyretmektedir. Klitoral orgazma ulaşabilme oranı ise % 65-70 arasındadır. Tabii bu sonuçlar tüm Türk kadın popülasyonuna irca edilmemeli, çünkü Türk kadın popülasyonunda orgazm olamama (Anorgazmi) oranları çok daha yüksektir. Bizim tahmini vereceğimiz sayı Türk kadın popülasyonunda eğer en iyi koşullarda bilinçli ve eğitimli kadınlarda, anorgazmi % 15 civarındaysa, tüm popülasyonda en az % 20-25 arasında olmalıdır ki, bu sonuç dünya geneliyle kıyaslandığında çok büyük bir sayıdır.

 
Hülya kadınlarının yaklaşık % 40’ı ise sevişme ve ön oyunlar başladıktan 10-15 dakika içinde orgazm olabiliyorlar. Bu oran da Batıdaki diğer raporlarla çelişkili, çünkü genelde kadınların orgazm olabilmesi için daha uzun süreli sevişme ve uyarılma gerektiği bilinmekte. Hülya kadınlarının çoğunluğu klitoral orgazmı, vajinal orgazma tercih ediyorlar ve bu konuda bilgililer, vücutlarını tanıyorlar.  Erkekleri memnun etmek için orgazm taklidi yapmayı seviyorlar, yani erkeklerle oynamayı ve onları işletmeyi seviyorlar. En fazla zevk aldıkları dönem ise % 47’sinde regl döneminden sonra veya ovülasyon (yumurtlama) dönemi!
 
Soru 41:  Menstrüel dönemin hangi evresinde aldığınız cinsel haz ve orgazmlarınız en kuvvetli olur?
 

Sorulara yanıtlar

Yüzde %

Kadınca R. (1993)

N=1535

Yüzde %

Hülya R. (2003)

N=706

Kadınca ve Hülya Raporlarının Kaba Ortalaması

(% Yüzde)

N= 2241

A) Adet kanamasından hemen önce

30.0

29.3

29.7

B) Adet kanaması sırasında

11.7

11.5

11.6

C) Adet kanamasından hemen sonra

24.6

23.4

24

D) Adet kanamasından 2 hafta sonra

6.7

11

8.9

E)Her dönemde aldığım zevk aynıdır

21.1

20.9

21.4

Ekstrapolasyonla ovülasyona dönemi civarı orgazmların ve libidonun güçlenmesi (düzeltilmiş istatistik)

 

 

% 54.3

              



HÜLYA KADINLARINDA KENDİ KENDİNİ TATMİN VE CİNSEL UYARILMA YAŞI



Soru 42:  Ne kadar sıklıkla kendi kendinizi tatmin edersiniz? (mastürbasyon yaparsınız?)
 

Soruya yanıtlar

Yüzde %

Kadınca R. (1993)

N=1535

Yüzde %

Hülya R. (2003)

N=706

Kadınca ve Hülya Raporlarının Kaba Ortalaması

(% Yüzde)

N= 2241

A) Hiç yapmam

9.2

36.8

23

B) Günde en az bir kere yaparım

17.2

9.4

13.4

C) Sadece cinsel ilişkide tatmin olmamışsam, ilişkinin ardından yaparım

 

28.5

 

20.2

 

24.4

D) Haftada 3-5 kez yaparım

28.9

13.7

21.3

E) Ayda en az 3-5 kez yaparım

15.8

19.9

17.9

 

Hülya kadınlarının % 37’si hiç kendi kendini tatmin etmezken, % 9’u günde en az bir kere, % 20’i ilişkide boşalamamışsa, % 14’ü haftada 3-5 kez, % 20’si ayda 3-5 kez mastürbasyon yapmakta.  


Bu oranlar Batıdaki sonuçlarla ve daha önceki sonuçlarımızla tutarlı. Türk kadınlarında daha önce bulduğumuz mastürbasyon yapma oranı da % 62 civarlarında idi, Hülya raporunda bu oranı % 63 olarak saptadık. Kadınların büyük kısmı klitoral uyarı ile kendi kendilerini tatmin etmekteler. Bunun için vaybları kullananların oranı % 2’nin bile altında ve vayblar henüz Türk toplumunda kullanılan ve kabul görmüş aletler değiller! % 9.5 gibi bir azınlık hiperseksüel eğilimler taşımakta ve her gün kendi kendilerini tatmin ediyorlar.  Hülya kadınlarının yaklaşık % 13’ü cinselliği yedi yaşından küçükken keşfediyor, % 44’ü ise 7-14 yaşında cinsel uyarımın ayırdına varıyorlar, % 30 ise 15-18 yaşında cinsel uyarılmayı keşfediyorlar. Bu oran Hülya kadınlarının yarısından fazlasının 15 yaşına gelinceye kadar vücutlarındaki cinsel uyarımı keşfettiklerini gösteriyor. Hülya kadınları erken uyarılmayı öğrenmişler.


 
Hülya raporunda ve eski anketlerimizde edindiğimiz bir sonuç, Türkiye’deki eğitimli kadınların yaklaşık % 10-15 civarındaki bir kesimi cinselliği diğer toplumdaki kadınlardan çok farklı yaşıyor. Mega seksüel  (veya hiperseksüel) bu kadınlarımızın özellikleri şöyle:


  • Hemen hemen her gün cinselliği düşünüyorlar; günde bir veya iki günde bir kez kendi kendilerini tatmin ediyorlar.

  • Büyük kısmı cinsel ilişki ile orgazm olabiliyor, ama olamayanlar klitoral uyarıyı da cinsel ilişkiyle birleştiriyorlar.

  • Bu kadınlarımız, bir saatte 10’dan fazla orgazm olabildiği gibi, uyarılma sürdüğü sürece orgazm olmayı devam ettirebiliyorlar.

  • Uçuk fantezileri ve farklı cinsellik yaşama biçimleri, istekleri var. Pornografiden ve açık saçık konuşmaktan hoşlanıyorlar.

  • Eşlerini ve kocalarını eğer yeterince tatmin olmazlarsa aldatma ihtimalleri var ve bu onları rahatsız etmiyor; aksine cinselliği erkekler gibi yaşamaya karşı hırslı bir yönelimleri var.

  • Bu kadınların bir kısmı hiperseksüel. Kendi vücutlarını seviyor, beğeniyorlar, güzel buluyorlar ve erkekleri baştan çıkarabileceklerine inanıyorlar. Zaten bir yaşam biçimi olarak da erkekleri baştan çıkarmayı sürdürüyorlar.

  • Erken yaşlarda cinselliği öğreniyorlar ve ilk cinsel deneyimleri veya ilişkiyi yaklaşık 15-20 arasında yaşıyorlar, evlenirlerse çoğu evlendiğinde bakire değil. Kendi kendini tatmin yaşı da çok erken yaşlarda başlıyor.
 
         
 
CİNSEL FANTEZİ VE VARYASYONLAR


 Hülya kadınlarının sadece % 18’i bir cinsel fantezi kurmuyor. Geri kalanlar ya kendi kendilerini tatmin ederlerken veya ilişki sırasında cinsel fantezi kuruyorlar. Fanteziler çok çeşitli, bunları uygulayanların oranı ise duruma göre değişiyor. % 15-20’lik bir kesim bu fantezilerin bir kısmını gerçekleştiriyorlar, özellikle yukarıda saydığımız hiperseksüel eğilimli kadınlar. Aşağıda sıralananlar gerek Kadınca Raporunda 10 yıl önce gerekse Hülya raporunda anketlere yazılmış olan fantezilerdir, fantezilerin çoğunun ise fantezi düzeyinde kaldığını hatırlatalım; çoğu uygulamaya geçirilmiyor:

 
  • Değişik kıyafetler giymek ve bu şekilde sevişmek.
  • Maskeli sevişmek.
  • Maskeli grup ortamında tanıyamayacağı kişilerle sevişmek.
  • Cinsel oyunlar veya tiyatrolar oynamak.
  • Striptiz veya porno starı olmak ve erkekleri uyarmak.
  • Açık elbiselerle vücudunun çeşitli yerlerini teşhir etmek.
  • Erkeğin göğsünü ısırmak.
  • Farklı bölgeleri ısırmak.
  • Kontrol altına alınmak ve kontrollü cinsellik. Erkekleri kontrol altına almak.
  • Mekân farkı; arabada-denizde ve farklı ortamlarda sevişmek.
  • Bir televizyon starı olarak farklı insanlarla ve filmlerde cinsellik.
  • Bir televizyon yarışma programında, erkekleri veya seyircileri uyarmak.
  • Bir televizyon dizisinde sevişmek.
  • Sevgi sözcükleri  fısıldamak.
  • Vibratör kullanmak, bu sırada izlenmek.
  • Tanıdığı bir kaç erkeğin önünde striptiz yapmak.
  • Takside sevişmek.
  • Patronuyla ve iş yerindeki arkadaşlarıyla sevişmek.
  • Yazlıkta kumlarda ve denizde sevişmek.
  • Tecavüz fantezileri (aktif veya pasif).
  • Ofiste sevişmek.
  • Her türlü değişik pozisyonlarda cinsel ilişkiye girmek.
  • Reklam filminde oynamak ve reklam filminde striptiz.
  • Erkekleri açık saçık konuşarak veya giyinerek uyarmak.
  • Asansörde sevişmek.
  • Dar mekânlarda sevişmek.
  • Yakalanma korkusuyla sevişmek.
  • Arabada sevişmek.
  • İşyerinde sevişmek.
  • Oyun oynamak (zor kadın olmak ve erkeklerle oynamak).
  • Açık saçık konuşma.
  • Sadomazohist seks.
  • Bağlanmak ve öyle sevişilmek.
  •  Saldırılmayı, canının yakılmasını hayal etmek  ve bağırırken sevişmek.
  • Patronuyla ve iş yerindeki arkadaşlarıyla sevişmek.
  • Tecavüz oyunu oynamak.
  • Yatak odası dışında mutfakta ve farklı ortamlarda sevişmek.
  • Çok ayıp ve hiç alışılmamış biçimde konuşma.
  • Karşılıklı fanteziler kurma.
  • Akla gelebilecek her türlü uçuk fantezik uygulamalar.
  • Değişik varyasyonlar uygulamak.
  • Pornografi seyretmek.
  • Pornografik filmlerde oynadığını düşünmek.
  • Kılık değiştirmek ve tiyatro oynamak.
  • Sevişirken zevk aldığı her şeyi yapmak.
  • Kılık değiştirmek, farklı kılıklarda sevişmek.
 
Kontrol edilmek veya bir erkeği kontrol altına almak gibi fanteziye grubun % 14-16’sı sahip. Daha önceki raporlarımızda (Kadınca Raporu) yaklaşık % 14’lük bir kesimin bu kontrol edilme fantezilerini ve yumuşak sadomazohist fantezileri uyguladığını bulmuştuk. Bu iki raporda lezbiyen fantezileri de % 20’nin üzerinde; yani her beş kadından biri lezbiyen ilişki kurma fantezisi kuruyor.
 
Fantezide kalmayıp bizzat uygulanan eylemler ise şöyle:
 
  • Lezbiyen ilişki için bir kadını baştan çıkartmak.
  • Eski bir sevgiliyle tekrar bir araya gelip sevişmek.
  • Sevişirken bağlanmak.
  • Erkekle tecavüz oyunu oynamak.
  • İşyerinde veya iş ortamında birisini baştan çıkarıp sevişmek.
  • Yakalanma riski ile sevişmek, ve sevişirken ve çıplakken başkası tarafından yakalanmak ve çıplak vaziyette görülmek (bunu bir kaç kişi uygulamıştı)
  • Fahişe rolü yapmak, hatta bir arabayı durdurup pazarlık yapmak.
  • Sadomazohist pasif ve aktif pek çok yaklaşım  vb. gibi.