• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam34
Toplam Ziyaret131582
TEMEL CİNSEL BİLGİLER (BASIC SEXUALITY)
MEDYA-BASIN-AKTÜALİTE-HABER
Takvim

Temel Anatomi















Doç. Dr. Ümit Sayın'ın "Derin Seks", "Orgazmın Psikolojisi" ve "Parafili-1" isimli kitaplarından...

 Kadın Anatomisi

            Kadın genital (cinsiyet oluşumu ya da üreme ile ilgili) organları dış genital ve iç genital organlardan oluşur:

1- Dış Genital Organlar: Vulva, Mons Pubis, Labia Majora (Büyük Dudaklar), Labia Minora (Küçük Dudaklar), Bartholin Bezleri (Glandula Vestibularis Major), Vestibulum (Introitus) Vajina, Orifisyum Üretra Eksterna, Skene Bezleri (Glandula Vestibularis Minor), Himen, Klitoris, Perine.

2- İç Genital Organlar: Vajina, Rahim (Uterus), Tubalar ve Ovarium’ları kapsamaktadır.

3- Destek Dokuları: İç Genital Organ Bağları, Pelvis Bağ Dokusu, Pelvis Tabanı.

4- Genital Organ Damarları: Arterler, Venalar, Lenf Yolları, Lenf Bezleri.

5- Genital Organ Sinirleri. 







                  Vulva

            Kadında dış genital organların tümünü meydana getiren oluşumlara Vulva denilmektedir. Vulva  terimi ile Mons Pubis (pubis tepesi), Labia Majora (büyük dudaklar), Labia Minora (küçük dudaklar), Vestibulum, Orifisyum Üretra Eksterna (idrar deliği), Skene Bezleri (Paraüretral Kanallar), Himen (kızlık zarı), Bartholin Bezleri, Klitoris ve Bulbus Vestibuli gibi kadın dış genital organlarının tümü ifade edilir.

Vulva, kadın dış genital bölgelerine karşıdan bakıldığında üstte "çatıyı" oluşturan leğen kemiklerinin birbiriyle orta hatta birleştiği bölgenin oluşturduğu kabarıklık olan pubis tepesi, altta anüs ve yanlarda büyük (dış) dudaklar adı verilen yapılarca sınırlanan bölgedir.

         

 

            Mons Pubis (Pubis Tepesi)

            Mons Pubis, Symphysis Pubis’in üstünde deri ve pubik kıllar tarafından örtülen yağlı yastıksı dokudur.  Pubik kılların, kadınlara has bir kokunun çabuk dağılmasını önlediği ve bu cinsel kokuyu muhafaza edici özelliği belirtilmektedir.

Pubis tepesi cilt ve altında yağ dokusu içerir, üzeri genital kıllarla kaplıdır. Pubis tepesinin hemen altında klitoris bulunur. Dış genital organların bir tabaka altında kadının doğum yapmasında, idrar ve dışkı çıkışı gibi işlevleri istemli olarak yürütmesinde önemli yeri olan kaslar bulunur. Bu kaslara topluca pelvis tabanı kasları adı verilir. Bu kaslar kuyruk sokumundan (coccyx), pubise kadar bir ağ olarak yayılarak pubokoksigeus kasını (kısaca PC-Kasını) oluştururlar (bkz. PC-Kası).






            Büyük Dudaklar (Labia Majora)

            Büyük dudaklar, içi yağ dokusu ile dolu ortalama 7-8 cm uzunluğunda karşılıklı eş çıkıntılar oluşturan iki deri kıvrımıdır. Arkaya doğru gittikçe incelerek uzanır ve ince bir kenar oluşturarak birleşirler. Dış yüzeyleri kıllarla örtülüdür.  İç yüzeyi ise düz olup, bol miktarda yağ bezleri içerir. Her iki tabaka arasında da gevşek bağ dokusu, yağ, kan damarları ve sinirler bulunur.

            Karşılıklı iki Labia majora  arasında oluşan yarığa rima pudendi denilmektedir. Büyük dudakların şişman ve zayıf kadınlarda az çok biçimleri, dolgunlukları değişik olmakla birlikte, genç kızlarda kalın ve dolgun olup rima pudendiyi kapatırlar. Yaşlı ve zayıf kadınlarda ince gevşek, sarkık olup, rima pudendi’yi kapatamazlar ve aralık kalırlar .

           

            Küçük Dudaklar (Labia Minora)

            Küçük dudaklar, büyük dudakların arasında her iki yanda uzanan iki ince deri kıvrımıdır. Öne doğru birleşerek klitoris’i bir başlık gibi örtebilmektedirler. Bu kısma praeputium clitoridis (klitoris kılıfı) denilmektedir. Küçük dudaklar arkada birleşerek ince bir deri kabartısı yaparlar ve vulva çukurunu sonlandırırlar.

            Küçük dudakların ortalama 3 cm uzunlukları, 1 ve 1.5 cm yükseklikleri vardır. Kıl ve deri altı dokusu bulunmaz ancak bölge kan damarları ve sinir uçları bakımından zengindir.

           

            Vestibulum (Introitus) Vagina

            Yukarıda klitoris, yanlarda ve aşağıda labium minuslar arasında kalan yarıktır.  Uretral ve vajinal açıklıklar, Bartolin ve Skene bezleri’nin kanalları tarafından delinir. Küçük vestibüler bezler vestibül yüzeyine açılan mukozal bezleridir.

           

            Dış Üretral Açıklık (İdrar Yolu Açıklığı)

            Sağlam bir yerdedir ve vertikal yarıklı küçük bir çıkıntıdır. Skene bezleri’nin küçük ağızları, açıklığın hemen içinde ya da dışındadır. Skene bezleri erkek prostatının kadındaki karşılığı olarak kabul edilir. Bu bezler üretra’nın çoğunu çevreleyen bir tubuler bez sistemi oluşturmaktadır.

            Bazı kadınlar orgazm olurlarken buradan idrar kaçırabilirler. Son yapılan çalışmalar, bu kadınlarda kaçırılan sıvının idrardan ziyade  prostat salgısı benzeri bir sıvıya benzediğini ortaya koymuştur (bkz. G-Noktası)

           

            Vajinal Açıklık ve Himen  (Kızlık Zarı)

            Vajinal açıklık, himen tarafından tam olarak kapatılmayan orta hat bir açıklıktır. Himen, squamöz epitelle döşeli, menstrüel kanın akışı için küçük bir delikten (bazen birçok) oluşan ince bir membranöz yapıdır. İç ve dış yüzeyini çok katlı yassı epitel örtmektedir. Himen genellikle ilk cinsel ilişkide yırtılır. Çok esnek olması nedeniyle cinsel ilişkiyle yırtılmaması  veya kalınlığı nedeniyle ilişkiyi engellemesi de olasıdır.

Her kadında farklı yapıya sahip olmasına karşın, genellikle ilk ilişki esnasında hafif bir kanamayla yırtılır ve böylece vajina girişiyle vajinanın birleşmesini sağlar. Kızlık zarının kadın genital organlarını enfeksiyondan koruduğu söylense de, ortasında adet kanamasının akmasını sağlayacak deliği veya delikleri olan bu yapının bakterilerin geçişini nasıl engellediği açıklanamadığından, bu işlevi tartışmalıdır.  Anatomik ve fizyolojik açıdan kızlık zarının bilinen bir işlevi yoktur. Genital sistem enfeksiyonlarına karşı koruyucu bir işlevi olduğu düşünülmesine karşın, ortası delik olan bir yapının nasıl olup da enfeksiyonlara karşı koruyucu olacağı tartışma konusu olduğundan bu görüş tam olarak geçerli değildir. Aslında enfeksiyonların bakire olanlarda daha ender oluşmasının nedeni bu kızların cinsel yolla bulaşan hastalıklara maruz kalmamış olmalarıdır. Vajinitler daha ziyade cinsel ilişki başladıktan sonra gelişir.

          Doğum sonrasında kızlık zarı yalnızca kalıntılar şeklinde varlığını sürdürebilir.

               Kızlık zarı nispeten esnek olmasına karşın, vajinanın içine girme denemelerinde (cinsel ilişkiyle, parmaklarla veya muayene aletleriyle) kolaylıkla yırtılan ve kanayan bir anatomik yapıdır. Ancak kişiler arası önemli yapısal farklılıklar nedeniyle kızlık zarı aşırı esnek olanlarda veya zar üzerinde yapısal olarak az sayıda damar bulunması durumunda ilk cinsel ilişkide kanama gerçekleşmeyebilir. Bunun sıklığını belirleyen bir çalışma olmamakla beraber deneyimler kadınların muhtemelen %1-2'sinde kızlık zarının ya aşırı esnek olması, veya damarlanmasının az olması nedeniyle ilk cinsel ilişkide kanamadığını göstermektedir.

 

            Bartholin Bezleri

            Bartholin bezleri, küçük dudakların her birinde bulunan vulvovajinal bezlerdir. Dudakların iç yüzlerinde, vajina aralığının hemen yanında, bu bezlerin kanal girişleri bulunmaktadır. Uzun yıllardan beri, bu bezlerin salgıladığı mukuslu maddenin, vajinaya yapılan girişin daha başarılı ve acısız olması için gereken kayganlığı sağladığı sanılmaktaydı. Ancak asıl vajina kayganlığı, vajina duvarlarından süzülen ve transüdaya benzeyen bir sıvının sızmasıyla sağlanır.  










 

            KLİTORİS

            Kadında erektil organlar, yani cinsel haz duyulduğunda sertleşen organlar ikiye ayrılmaktadır:

a)    Klitoris (Clitoris)

b)    Bulbus Vestibuli.

Klitoris ürogenital perine üçgeninde yerleşmiş, erkeklerdeki penis karşılığı erektil yapıda bir organdır.

Klitoris, insan anatomisinin bütünü içinde bir benzeri daha bulunmayan bir organdır. Asıl amacı, verilen duyusal uyarıyı algılamak ve iletmektir. Temelde lif dokudan oluşan yoğun bir zar içindeki iki corpora cavernosa’dan (kavernöz cisimcik) oluşur. Bu kapsülün elastik lif ve düz kas topluluklarından oluştuğu kanıtlanmıştır. Klitoris, destekleyici bağ ile bağlanmıştır ve bu bağ orta bölmenin ön yüzünde bulunmaktadır. Buna ek olarak, iki küçük kas olan ischiocavernosus kasları klitorisin ayakçıklarına girer ve kaynağını her iki taraftaki ischium (oturga) kemiğinin dalından alır.

Klitorisin dorsal siniri çok küçüktür ve pudendal sinirin en derin kolunu oluşturur. Bu sinir, klitoris başında ve corpus cavernosum’da bulunan sinir ucu ağında son bulur. Paccini cisimcikleri ise, öncelikle vücudun içinden gelen uyarılarla ilgilidir ve klitorisin başında bulunurlar. Paccini cisimcikleri dokunma, ısı, titreşim uyarılarını beyine iletmekten ve orgazmı tetiklemekten sorumludurlar.

Bulbus Vestibuli (Vestibuler bulbus), vajina ağzında iki taraflı olarak yer alan bir çift erektil dokudur. Arka tarafı daha geniş olup, ön tarafa doğru incelerek üretra önünde dar bir bant aracılığıyla karşı taraf ile birleşir. Ayrıca bir erektil doku bandı ile glans klitoridis (klitoris başı: klitorisin dıştan görünebilir kısmı) ile ilişkilidir. Bulbus Vestibuli yapısı ve fonksiyonu bakımından klitorise benzer. Cinsel birleşme anında sertleşerek ve penis ile sürtünmeyi arttırarak kadının zevk almasını arttırır .

Klitoris erkekteki penis başının kadındaki karşılığıdır. Klitoris hemen pubis tepesi altında yer alan bir yapıdır ve üstte ve yanlarda iç dudaklarla çevrilidir. Klitorisin hemen alt kısmında idrar deliği, idrar deliğinin altında ise vajina girişi bulunur. 






Klitorisin iki bacağı Y harfi şeklinde iki yandan aşağı doğru uzanır ve bu doku erektil, yani kanla dolup şişebilen bir özelliktedir. Klitoris cinsel ilişki esnasında aynen erkeğin penisi gibi sertleşebilme özelliğine sahiptir. Kan damarlarından ve sinir uçlarından çok zengin olan bu yapı insan dişisinde orgazmı tetikleyici niteliktedir.  (bkz. Yeni Bir Orgazm Anlayışına Doğru)

 

Perine

Perine dış dudakların arkada birleştiği yerle anüs arasında yer alan bölgedir. Ciltle kaplı olan bölge cilt altında idrar ve dışkı işlevlerinin kontrolünü sağlayan kasları barındırır. Bu kaslar doğum eylemi esnasında mümkün olduğunca gevşeyerek bebeğin başının doğmasına izin verirler. 

Pelvis boşluğunun alt kısmını kapatan, kas ve fasya (kas zarı)’dan oluşmuş yumuşak duvarın bütünü perine olarak adlandırılmaktadır. Perine anatomik olarak ikiye ayrılır:

1)    Ürogenital perine (ön kısım)

2)    Anal perine (arka kısmı).

Perinenin kaslarına bakıldığında;

a)     Ischiocavernosus: Bu kas venöz konjesyon yoluyla ereksiyon yaratmak için cinsel uyarı sırasında klitoris köküne baskı uygular.

b)    Transvers Perinei Superficialis: Perineal cismi fikse etmeye yardım eder.

c)    Bulbospongiosus: Bu kas vestibular bulbusu ve Bartholin bezlerini örter, görevi ilişki sırasında vajinal açıklığı azaltmaktadır.

d)    Sphincter ani externus: Kasılması durumunda anüsü kapalı tutar. Aynı zamanda perineal cismi fikse eder.

Perineal cisim ise anüs ve vajina arasında 8 kasla bağlantısı olan fibro-musculer düğüm odağıdır. Bu kaslar; 

- Bir sphincter ani

- Bir bulbospongiosus

-  İki transvers perinei süperficialis

İki transvers perinei profundus

            -  İki levator ani

            Pubis ile coccyx arasındaki yayılmış bu kasların bütününe pubokoksigeus kası adı verilir (bkz. PC-Kası). PC-Kası cinsel hazzın ve cinsel ilişkinin sürdürülmesinde çok önemli roller oynar. PC-Kasını eğiten kadınlarda, orgazmın güçlendiği, orgazm sayısının arttığı rapor edilmiştir.

           

            Pelvis Anatomisi

            Pelvis, pelvis major ve pelvis minor olmak üzere iki kısma ayrılmaktadır. Levator ani, Cocygeus, Obturator İnternus, Priformis pelvis kaslarıdır. Levator ani, pubisin arkasından, obturator  fasiadan ve iskial spinden köken alır. Sinirleri  levator ani ve pudental sinirdir.

            Pelvis organları üç yoldan, iç iliak atardamarın önyan dallarından, ovaryum atardamarlarından ve üst hemoroid atardamarlarından kan alırlar. Kanın geriye dönüşü ise, vesikal, uterin, hemoroidal ve vajinal ağlar, iç iliak  ve over toplar damarları yoluyla olmaktadır.

           

            Vulvada Bulunan Salgı Bezleri

            Dış genital bölgenin kurumasını önlemek ve cinsel ilişkide gerekli kayganlaşmayı sağlamak işlevini yürüten birkaç adet salgı bezi vardır. Bunlar arasında en önemlileri idrar çıkış deliğinin yanlarında yer alan Skene bezleri ve vajina girişinin yakınında sağlı sollu yer alan Bartholin  bezleridir. Bu bezlerin vajinanın ıslanmasına katkıda bulunduğu iddia edilmişse de, son görüşler, vajinanın ıslanmasının vajinayı saran damarlardan sızan transuda niteliğindeki bir sıvı olduğunu ortaya koymuştur, Bartholin veya Skene bezlerinin salgısı bir kaç damlayı geçmez (bkz. Yeni Bir Orgazm Anlayışına Doğru). Skene Bezlerinin  G-Noktası isimli bir yapıyla bağlantılı olduğu da iddia edilmiştir, bazı kadınlarda gerçekleşen ‘kadın ejekülasyonu’ fenomeninden sorumlu olduğu belirtilmiştir (bkz. G-Noktası).

 

             Makat (Anüs)

            Makat kalın bağırsağın son kısmıdır ve depolanan dışkının dışa atılmasını sağlar. Bu yapı vajinaya çok yakın olduğu için kalın bağırsaktan dışkılama esnasında gelen bakteriler vajinayla yakın temasta olurlar ve enfeksiyon tehlikesi oluştururlar. En tehlikeli bakteri, dışkıda en çok bulunan E. Coli basilidir. Bu nedenle temizlik sağlıklı bir cinsel ilişki için şarttır. Bazı kadınlar anal seksten hoşlanıp, bununla orgazm olmalarına karşın, anal seks bir varyasyon olmaktan öteye gidemez ve çok da sağlıklı bir cinsel davranış biçimi olarak ele alınamaz.







Kadında iç genital (cinsiyet oluşumu ve üreme ile ilgili) organlar, vajina, uterus, fallop tüpleri ve ovariumları kapsamaktadır.

           

            VAGİNA (Vajina, Dölyolu) 

            Vulvayı uterus ile birleştiren,  8-10 cm uzunluğunda, esnek, fibromüsküler bir kanaldır. Esneyince 13-15 cm’ye çıkabilir. Vajina, üstte uterus boynu çevresine yapışıktır. Altta ise himenin (kızlık zarı) yapışma yerinde sona ermektedir. Ağzı, himen ile kısmen kapatılmıştır. Önde, üst kısmı idrar torbasının tabanı ile bitişiktir. Altta üretra ve çevre dokularıyla komşudur. Yanlarda, yukarıda vajina çevresi bağ dokusu, lenf damarları, büyük toplar damarlar ile, aşağıda anüs kaldırıcı kasının iç kısmı ile komşuluğu bulunmaktadır.

            Vajina içinde kalan portio uteri ile vagina duvarları arasındaki çıkmazlara fornix vaginae adı verilir. En derin yeri arka fornix’tir. Arka fornix’te vajina, Douglas peritonu ile (cul de sac) komşudur. Doğurmamış kadınlarda vajinanın ön ve arka duvarları birbiri ile temas halindedir, kesitte H harfini andırır.

            Vajina’nın ön ve arka duvarlarının mukosa örtüsünde enlenmesine kıvrımlar vardır (rugae). Orta  çizgide de vajina boyunca uzanan iki mukoza çıkıntısı görülebilir, doğurmuş kadınlarda bu kıvrımlar silinmiştir.

            Vajina iç yüzü çok katlı ve keratinsiz yassı epitellerle örtülüdür.

            Kadınlarda cinsel uyarıya verilen tepki ile vajinanın ıslanması gerçekleşir. Islanma, vajina duvarlarındaki zengin toplardamar ağından süzülen transuda niteliğindeki sıvıyla sağlanır. Bu salgının epiteli glikojenden zengindir. Vajina Ph’sı (asitlik derecesi) yaklaşık olarak 4.5’tir ve infeksiyon ajanlarına karşı oldukça etkili bir bariyer oluşturur.

Uyarılmış bir vajinada ise genişleme yanlara ve arkaya doğru daha fazla olur. Doğum yapmış kadınlarda vajina uzunluğu bir kaç cm artabilir. Sağlıklı bir cinsellik yaşamak için kadınların vajinal kaslarının ve PC-Kaslarının tonuslarını (gerginliklerini) Kegel egzersizleri ile arttırmaları önerilir. Vajina etrafındaki kaslarını eğiten kadınların tümünde orgazm sayısı, süresinde uzama ve vajinal orgazmların gelişme sıklığı artabilir (bkz. PC-Kası). Vajinanın büyük kısmı cinsel ilişkiyi algılayamaz. Vajinanın 1/3 dış kısmı penisin girişini daha rahat algılayabilir (bkz. Yeni Bir Orgazm Anlayışına Doğru).

 

            Uterus (Rahim, Döl Yatağı)

            Pelvis ortasında yer alan baş aşağı armut biçiminde, yegane fonksiyonu gebeliği muhafaza etmek olan yoğun düz kastan oluşmuş, önden arkaya yassı, kalın duvarlı, içi boş bir organdır. Uzunluğu 7.5 cm, kalınlığı 2.5 cm, kavitesinin uzunluğu 6 cm, kas duvarı kalınlığı ise yaklaşık 1.2 cm kadardır. Rahim gebe olunmayan dönemde mandalina büyüklüğünde sert bir yapıdır ve ağırlığı yaklaşık 60 gramdır.

            Rahimin bilinen tek işlevi doğmamış bebeğin gelişmesini sağlayacak ortamı oluşturmak, bebeği dıştan gelebilecek darbelerden korumak (bu işlevi amniyon sıvısı sayesinde yürütür) ve doğum eyleminde kasılarak bebeği dış dünyaya çıkarmak için anne adayının ıkınmalarıyla birlikte gerekli itici gücü oluşturmaktır. Menopoza giren bir kadında rahimin görevi de tamamlanmıştır ve boyutları giderek ufalır.

            Uterus’un (Rahim) Corpus (Collum)  ve Cervix (Serviks) adı verilen iki kısmı bulunmaktadır. Uterusun 2/3 üst kısmına Corpus veya gövde adı verilirken; 1/3 alt kısmına Serviks veya boyun denilmektedir. Corpus’un fonksiyonu implantasyon için uygun bir mukus membran (endometrium) sağlamak ve ardından gelişen fetusu olgunlaşamaya kadar taşımaktır. Cervix (Serviks)’in fonksiyonu ise, sperm penetrasyonu için uygun bir alkalen salgı salgılamak ve gebe uterusuna sfinkter rolü oynamaktır.

            Uterus’un orgazm refleksinin gelişmesinde de önemli rolleri mevcuttur. Orgazm kasılmaları, uterus kasılmalarıyla birlikte gelişir. Oksitosin hormonu Uterus’un kasılmasını artırır; göğüs uçlarının emilmesi de oksitosin salgılattığından, orgazma yakınken göğüs uçlarının uyarılması orgazmın gelişmesini kolaylaştırır.

              Cervix’i Corpus’a bağlayan ½ - 1 cm uzunluğundaki kısma ise Isthmus Uteri adı verilmektedir. Bu bölgenin spesifik fonksiyonu alt segmenti oluşturmasıdır. Burası Corpus ile Serviks arasındaki epitel geçiş bölgesidir.

            Dışındaki zar (Serosa tabakası), içindeki mukosa (endometrium) tabakaları arasında kalın ve kuvvetli üç kat kastan oluşmuş olan uterus, leğen (pelvis) duvarlarına yan, ön ve arkasından üçer çift kuvvetli bağ ile bağlanmıştır.

 

             Fallop Tüpleri (Tuba Uterina)

            Fallop tüpleri, sağ ve solda, yumurtalıkların üst yanından geçip, uterusun üst köşelerinde sonlanan ve ovaryum ile uterus arasında ovum ve spermatozoa geçişini sağlayan bir çift kanaldır. Yaklaşık olarak 10 cm uzunluğundadır.

            Fallop tüpleri uterustan yanlara  doğru 4 anatomik bölgeye ayrılır:

a)    Intramural kısım: Uterus içinde bulunan tuba uterina bölümüdür. 1.5-2 cm uzunluğunda ve 0.4-0.5 mm çapındadır.

b)    Istmus: Uterustan yumurtalığa doğru yaklaşık olarak 2- 3 cm uzunluğunda, 1- 2 mm çapında olan kısımdır.

c)    Ampulla: Fallop tüplerinin en geniş kısmıdır. Uzunluğu 5 cm’dir ve ince duvarlıdır.

d)    Infundibulum: Ampulla’nın sonunda huni biçimindeki kısma verilen isimdir. Infundibulum’un serbest kenarı bir huninin ağzına benzemektedir. Geniştir ancak düzensizdir. Burada birtakım saçaklar bulunur. Bu saçaklara Fimbria adı verilir. Fimbria’lardan yumurtalığın yukarı yüzüne doğru ilerleyen daha uzun olanına Ovarika fimbria adı verilmektedir. Bunların görevi yumurtayı fallop tüplerine yaklaştırmaktır.  Fallop tüplerinin abdominal açıklığının çapı ise 3 mm kadardır.

 

Yumurtalık (Overler)

                    Leğen boşluğunun içerisinde ve onun iki yan duvarlarına dayalı olarak yer alan ovaryum iki tanedir. Yaklaşık olarak 3.5 cm uzunluğunda, 2 cm genişliğinde ve 1 cm kalınlığındadırlar. Ovaryumun görevi 28 günlük siklüslarla atılmakta olan yumurtanın üretilmesini ve Fallop tüplerine salınmasını sağlamaktır. Ayda bir yumurta, o ayki menstrüel siklusla birlikte salınır; menstrüasyon (adet kanaması) bitiminden yaklaşık 2 hafta sonra bu yumurtlama olayı gerçekleşir.                    

                   Overler yumurta yapmalarından başka, iç salgı bezeleri olarak çalışırlar. Kadında overler, birinci derecede üreme organları olan uterus, Fallop tüpleri, vajina ve dış dudaklar ile bir bütün şeklindedir ve birlikte etüd edilmektedir.