• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam1
Toplam Ziyaret148682
TEMEL CİNSEL BİLGİLER (BASIC SEXUALITY)
Site Haritası
Takvim

Kadınlarda Yeni Erojen Alanlar




 Yeni Bilgilerle Birleştirilmiş Kadın Cinsel Anatomisi

 
Klitorisin gerçek yapısıyla ilgili son bilgiler, son yıllardaki MR (manyetik rezonans)  görüntülerinden sonra kesinleşmiş ve ortaya çıkmıştır.
 
 
 
Klitoris pek çok kişinin sandığı gibi minik bir başlıktan (glans klitoris) ibaretten değildir! Glans, klitoral kompleksin en duyarlı, en hassas ve orgazmı en kolay tetikleyebilen bölümüdür. Klitoral kompleks şu yapılardan oluşur ve bunların her biri haz almada ve orgazmın inşasında etkili rol oynar:
  • Glans klitoris (klitoris başı)
  • Klitoris başlığı
  • Corpus cavernosum (Kavernöz cisim)
  • Corpus spongiosum (Süngerimsi cisim) ve bulbus (soğancık)
  • Klitoris ayakçıkları (Crus clitoris)
 
Klitoris başı, basınca, sürtünmeye, dil ile emilmeye ve uyarılmaya, titreşime veya vibrasyona, sıcak-soğuk farkına, basınçlı sıcak su ile uyarılmaya, koitus sırasında veya elle yapılan klitoris başlığının hareketlerine, sıkıştırılmaya, düşük akımda elektriğe (elektro aküpünktür aletleri, TENS cihazları) duyarlıdır. Klitoris başlığını uyarabilmek için 50-80 Hz ( 3000-5000 rpm’lik motorlar) arasında titreşim başlangıçta yeterli olabilir, ama bir süre sonra bu titreşimi artırmak gerekebilir. Klitorisin diğer erektil bölgelerinin (Kavernöz ve süngerimsi cisimler) uyarılması ve orgazmı tetikleyebilmesi için 100-150 Hz.’in üzerindeki titreşimin vajina içersinden veya çevreden bu dokulara ile iletilebilmesi gerekir.  Klitoral kompleks koitus sırasında da uyarılabilir; yani koital veya vajinal orgazm sanılan orgazmların bazıları aslında klitoral orgazmdır. PC-Kaslarının Kegel Perineometer kullanarak Kegel egzersizleriyle güçlendirilmesi de koitus veya diğer uyarılar sırasında klitoral kompleksin  uyarılmasını ve bileşke orgazmları gelişmesini kolaylaştırır.
 
 





Klitorisin pek çok bölgesi ve vajinanın etrafı zengin kan damarları ve toplardamar ağlarıyla bezenmiştir. Klitoral kompleksin pek çok bölgesinde uyarılma sırasında ereksiyon gelişir. Plato ve orgazm evresinde klitoris, klitoral başlığın içine çekilir ve ereksiyonda kalır, aynı penis gibi. Bol kan damar ağı, sempatik sistemin uyarılmasıyla buralardaki arteriollerde vasokonstriksiyona ve toplardamarların (venlerin) suladığı yerlerde göllenmeye neden olur. Bu göllenme klitoral kompleksin pek çok yapısında kendini ereksiyon, vajinada da vajina duvarlarından transüda niteliğindeki kaygan bir akıntı sızmasına neden olur. Beyindeki fanteziler ve göğüs uçlarının uyarılması da, hipotalamusdaki paraventriküler ve supraoptik nöronlardan oksitosin nörotransmitteri salınmasına, daha sonra da hipofizden kan akımına oksitosin hormonu salınmasına yol açar; bu etki de klitoral kompleksde ve glans klitoris’de ereksiyona yol açar.
 
 
 
Sakral pleksus’dan çıkan pudental sinir klitorisin ana siniridir. Ama klitoral kompleksin derin yapıları, başka sinirlerle de inerve olurlar. Pudental sinir branşlara bölünerek, klitoral siniri, klitorisin dorsal sinirini, labial sinirleri oluşturur. Birinci ve en temel orgazm refleksi (klitoral orgazm) pudental sinirin taşıdığı uyarı bilgileri sayesinde gerçekleşir. Klitoral orgazm kadınların % 75-90’ında görülür. Bunu kadınlar çocuk yaşlarda mastürbasyonla öğrenirler. Klitoral orgazm refleksi gelişmeyen kadınlarda, vayblar büyük ölçüde etkili olabilmektedir; yakın bir gelecekte de orgazm olamayan, cinsel uyarılma bozukluğu çeken ve cinsellikten kaçan kadınların tedavisinde oksitosin nasal sprey kullanılacaktır, bu konudaki ön çalışmalar başarılıdır. Oksitosinin şimdiye dek etkili bir biçimde kullanılamamasının ana nedeni, vücuda girince çok hızlı parçalanmasıdır.
 






 





Kadınlarda Yeni Erojen Alanlar

G-Noktası:

G-Noktası Ernst Grafenberg adlı jinekolog tarafından 1944’de tanımlanmıştı. Helen Singer Kaplan vajinanın ön duvarında benzer bir duyarlı bölgeden bahsediyordu[1].    John D. Perry, Alice Ladas ve Beverly Whipple yaklaşık 400 kadında yaptığı deneylerde Grafenberg Noktası (G-Noktası) isimli bu oluşumun varlığını 1980’lerin başında göstermişlerdi; ayrıca bu noktanın kadınlarda ejakülasyona yol açtığından da bahsetmişlerdi.

Grafenberg Noktası vajinanın ön duvarında, pubis kemiğinin hemen altında, vajinanın hemen girişindeki yumuşak dokunun içine gömülü olan bir yapıdır. Histolojik olarak ayrımı da yapılmıştır. Kadınlarda embriyolojik bir prostat kalıntısı veya prostatın ana dokusunun kalıntısı olduğu düşünülüyor. Her kadında lokalizasyonu, büyüklüğü ve uyarılabilirliği farklılıklar gösteriyor. Genellikle pubis kemiğinin arka ucu ile serviksin arasındaki mesafenin ortalarında bir yerde; sağa sola kaydığı da oluyor bu nedenle G-Noktasını, klitorisin saat 12’yi gösterdiği bir saat kadranında saat 11 ile 1 arasında aramak gerekli. G-Noktasının idrar yolu ile komşuluğu çok yakın, aynı zamanda idrar yoluna açılan ince bir kanalı mevcut.
 
                G-Noktasının aranması sırasında yapılan hatalar yüzünden, bazı kadınlarda bulunamamakta, kısaca bu hataları sıralamak gerekirse:

1- G-Noktası cinsel yönden uyarılmamış bir kadında bulunamaz. Ortaya çıkışı ve hissedilişi ancak plato evresini sonuna doğrudur.

2-  Dergilerde tasvir edilen kadının sırtüstü yattığı pozisyon G-Noktasının en zor bulunduğu pozisyondur.

3-   PC-Kası zayıf olan kadınlarda G-Noktasının bulunması çok zordur, ama bu kasın kuvvetlendirilmesi G-Noktasının hissedilme olasılığını çok artırır.

4-  Her önünüze gelen kadında vajinal tuşe yaparsanız G-Noktasını bulamazsınız.

5- G-Noktasını en iyi kadınların kendisi bulur, ama kadınların çoğu bırakın organlarının içerisi dışarısına bile dokunmamış durumdadırlar. Bacaklarının arasındaki erkeklere ait bu kanal bir tabudur pek çoğu için!

6-   Kadınlara cinsellikten ve duygusallıktan uzak bir biçimde, bir kumanda düğmesini arar gibi yaklaşırsanız, G-Noktasını bulmanız çok zordur.

7-   Uyarının sürdürülmesi sırasında kadınların küçük tuvaletinin gelmesi doğaldır, bu sırada uyarı kesilmemelidir. G-Noktasının uyarılması idrar refleksini aktive edecektir.

8- G-Noktasının uyarılması için yapılmış özel bazı vibratörlerle de G-Noktası bulunabilir. Son yıllarda bu amaçla tasarlanmış çok özel vibratör dildolar mevcuttur, artık G-Noktası en iyi bu vibratörlerle bulunabilmektedir. 1993’lerde Avrupa’da bile henüz böyle aletler tasarlanmamıştı. Fakat seks shoplarda satılan vaybların (G-Noktası stimülatörlerinin veya vibratörlerinin) yaklaşık % 60-70’i G-Noktasını uyaramaz, çünkü çoğunun titreşimi yetersizdir. G-Noktasının uyarılması için 150-200 Hz.’in üzerinde titreşime ihtiyaç vardır, pille çalışan “Çin malı yetersiz aletler” bazı kadınlarda klitorisi bile uyaramamaktadır!

9-      G-Noktanızı bulmak için en etkili yollardan birisi bir Kegel Perineometer edinip, onunla Kegel egzersizleri yaptıktan sonra aramaktadır. Kegel egzersizleri sırasında G-Noktasının bulunması çok daha kolaydır.
 














G-Noktası Nasıl Bulunur?

G-Noktasını ararken öncelikle dikkat edeceğiniz nokta mesanedeki idrarı boşaltmaktır, çünkü alttan uygulanacak olan basınç mesaneyi sıkıştıracak ve idrarın geldiği hissini uyandıracaktır. PC kasının farkında olan kadınlar bu kası sıkıp gevşetirlerse uyarı sırasında G-Noktasının daha fazla hissederler.

G-Noktasını kendi kendinize arıyorsanız, cinsel yönden uyarılmış olmak için bunu mastürbasyon sırasında yapın. Eğer eşinizle arıyorsanız bunu mutlaka orgazm olmaya yakın yapın. Çünkü G-Noktasının daha iyi hissedilmesi için bu yapının da kanla dolup kabarmış olması gerekmektedir, bu şişkinliği iki parmağınızı içeri sokup parmaklarınızın arasında hissedebilirsiniz.

G-Noktasını aramak için en mükemmel pozisyon yüzükoyun yatmaktır. Bu sırada işaret parmağı ile orta parmak vajinaya girerken baş parmak da pubis kemiğini tutmalıdır, yani başparmağınızla işaret parmağınız arasına pubis kemiğini, idrar yolunu ve G-Noktasının bulunduğu yumuşak dokuyu sıkıştırabilmelisiniz. Yavaş yavaş iki parmağınızı hareket ettirerek başparmağınıza doğru farklı bir his bulacağınız bölgeyi araştırın, bunun için hafif, kesik kesik basınçlar uygulayın. Büyüklüğü bir bezelye tanesi kadar da olabilir, küçük bir ceviz çapında da (ama menopozdan sonra çok küçüldüğünü unutmayın). Eğer eşiniz uyarıyorsa el ayası aşağı gelecek biçimde işaret ve orta parmağını içeri sokmalı ve hemen girişinden itibaren kısa ve kesik kesik, bu yatış pozisyonunuzda aşağı doğru basınçlar uygulamalıdır. Bir vibratör çok daha iyi uyarabilir.
 
 
     Kadının altta yattığı cinsel ilişki pozisyonlarında penisini hareket yönünün G-Noktasını uyarma ihtimali çok azdır, ama erkeğin arkadan yaklaştığı pozisyonlarda kadının da kalça hareketleri yardımıyla penisin G-Noktasına basınç uygulama olasılığı artar. Bu pozisyonda klitoris uyarılamaz, ama kadınların pek çoğunun böyle bir cinsel birleşmede çok güçlü orgazm olmalarının nedeni G-Noktasının uyarılması ve orgazmı tetiklemesidir.

G-Noktasının uyarılması sırasında üç farklı şey hissedebilirsiniz: birincisi çok güçlü bir zevk, ikincisi gıdıklama tarzında gelen garip tarif edilemez bir haz, üçüncüsü idrar yapma isteği; genellikle de bu sonuncusu görülür. Eğer mesaneniz boşken tuvalet ihtiyacı duyarsanız sakın duraklamayın; doğru yoldasınız demektir. Basıncı ve basınç uygulama frekansını artırarak idrara gitme hissinin çoğalmasını bekleyin ve o vazgeçilmez tuvalete gitme isteğine aldırmadan uyarıya devam edin. Birkaç dakika sonra tuvalete gitme arzusu yerini gıdıklanma tarzında daha önce hiç tanımadığınız bir hisse bırakacaktır. Bu noktada uyarıyı artırarak devam ettirin (eşiniz uyarıyorsa ona devam ettirtin), tabii uyarının en uygun şiddetini siz ayarlayabilirsiniz. Bir süre sonra elinizin altında bu noktanın daha da şiştiğinin göreceksiniz. Bu sırada mutlaka PC kasınızı kullanarak onu hızlı hızlı kasıp gevşetin. Biraz sonra patlayıcı tarzda bir orgazm yaşamanız olasıdır. Fakat ilk deneyimde başarılı olamazsanız, tekrar tekrar denemeyi sürdürün; bu vajina duvarlarını algılamanızın hassaslaşmasını ve G-Noktasını diğer yapılardan daha kolaylıkla ayırt etmenizi sağlayacaktır; en az yüz kez denemeden pes etmeyin! G-Noktasını bulamamanıza imkân yok, çünkü kadınların belki de % 40-50’sinde Grafenberg noktası var, ancak geri kalanlarda fark edilmeyecek kadar atrofik olabilir.
 
G-Noktasını uyarırken karşılaşabileceğiniz alışılmamış bir deneyim vajinadan beyaz sütümsü veya açık sarımsı bir sıvının gelebilme olasılığıdır. Kadınların pek çoğu bunun idrar olduğunu düşünüp, çok rahatsız olmuşlar ve G-Noktasını uyarmaktan ‘altına yapmak’ fikri yüzünden vazgeçmişler. Bu sıvı idrar değil; yapılan çalışmalar bu sıvıda üre ve kreatinin (idrarda bulunan iki madde) miktarının idrara oranla çok düşük olduğunu, glukoz ve asit fosfataz miktarının ise aynı prostat salgısındaki gibi çok yüksek olduğunu göstermiş[2]. G-Noktasını aynı erkeklerin prostat bezi gibi aktivite göstermekte ve prostat sıvısına benzer bir sıvı salgılamakta, bu salgı orgazm sırasında PC kaslarının da kasılması sayesinde ya idrar yolu aracılığıyla dışarı atılmakta ya da gerisin geriye mesaneye boşaltılmakta. Bu olguyu kadınların küçük bir kısmı yaşayabiliyorlar.  Kadınlar bu ejakülasyon sırasında çok zevk almaktalar ve G-Noktası orgazmını yaşayan kadınlar bunun klitoral orgazmdan kat kat güçlü olduğunu söylüyorlar ve neden o ana dek yaşamadıklarını anlamadıklarını ifade ediyorlar; öyle ki kadınların pek çoğu ilk G-Noktası orgazmını yaşarlarken gözlerinden yaş bile geliyor.


A-Noktası, O-Noktası, U-Noktası


A –Noktası ve U-Noktası
ilk kez ünlü “Çıplak Maymun” yazarının ünlü zoolog yazarı Dr. Desmond Morris tarafından 2004 yılında ortaya atıldı. Morris kitabında aynen şöyle yazmaktaydı[3] :
 
“… U-Noktası: Burası, idrar yolu ağzının hemen yukarısında ve her iki yanında bulunan, tıpkı penis gibi sertleşebilen ve dikilebilen küçük ve hassas bir bölgedir. İdrar yolu ağzının hemen altında, yani vajina ile idrar yolu ağzı arasında kalan bölgede ise hassas bir nokta yoktur. Klitoristen daha az bilinen bu noktanın erotik potansiyeli Amerikalı doktorlar tarafından yakın zamanda keşfedilmiştir. Amerikalı araştırmacılar bu bölgenin, parmakla, dille veya erkeğin penisi ile çok yumuşak bir şekilde okşanması halinde son derece güçlü bir erotik tepki aldığını ortaya çıkarmıştır.

Söz kadının idrar yolu ağzından açılmışken, kadının ‘boşalmasından da bahsetmekte’ yarar vardır. Erkeğin durumunda, erkeğin idrarının geldiği yerden aynı zamanda içinde spermlerin bulunduğu semen de gelir. Kadında ise idrar kanalında sadece idrar geldiği zannedilir. Oysa durum böyle değildir. Bazı kadınlar çok güçlü orgazm yaşadıklarında idrar yolunun ağzından bir sıvı gelir. Bu idrar değildir. Kadının idrar kanalı erkeğin prostatına benzer birtakım keselerle çevrilidir ve bu bölge çok fazla uyarıldığı zaman bu keseler erkeğin semenine benzer alkali bir sıvı üretirler. Bu tarz bir boşalma yaşayan kadınlar orgazma ulaştıkları sırada meydana gelen yoğun adale kasılmalarının idrar kaçırmalarına neden olduğunu sanırlar. Ancak bunun sebebi kendi fizyolojilerini iyi bilmemelerinden kaynaklanmaktadır. Aynı şekilde, orgazm sırasında ‘boşalma’ yaşayan kadınların idrarlarını tutamadıklarını ileri sürerek bu durumu düzeltmek amacıyla ameliyat olmalarını öneren tıp otoriteleri bu konuda yanılmaktadırlar (Bir erkek, karısının kendisinin üzerine idrar yaptığını ileri sürerek boşanmak amacıyla mahkemeye başvurmuştur). İşte kadınların cinsel faaliyetleri hakkında bu denli büyük bir cehalet söz konusudur.

Kadının yaşadığı bu boşalmanın ne değeri olduğu tartışılır. Zira bu boşalmanın meydana geldiği an, vajinada kayganlık sağlamak için geçtir. Vajinanın kayganlaşması, cinsel uyarılma başladığı andan itibaren vajinanın duvarlarından salgılanan sıvı maddenin yardımıyla sağlanmaktadır.


G-Noktası veya Grafenberg Noktası:
Burası vajinanın içinde, ön bölümde veya vajinanın üst duvarında yer alan 5-8 cm.’lik küçük ama çok hassas bir bölgedir. Adını kendini bulan Alman jinekolog Ernst Grafenberg’ten alan G-Noktasına bazen de Tanrıça Noktası denir. 1940 yılında kadınların orgazm mekanizması üzerine yalpan araştırmalar sonucu vajinanın tam üstünde yer alan idrar yolunun, erkeğin penisinde olduğu gibi sertleşebilen ve dikilebilen türde dokularla donandığı ortaya çıkmıştır.  Kadın cinsel olarak uyarıldığında bu dokular da şişmektedir. Dokulardaki bu şişme ve büyüm, G-Noktasındaki vajina duvarının küçük bir bölümünün vajina kanalına doğru çıkıntı yapmasına yol açmaktadır. Grafenberg’e göre, vajina duvarının bu dışarıya doğru çıkıntı yapan bölümü “birincil derecede erotik bir bölgedir”. Hatta klitoristen daha önemlidir. G-Noktası sevişirken erkeğin yukarıda olmasın cinsel davranışlar açısından baskın bir özellik göstermesi sonucunda önemini yitirmiştir. Oysa bu pozisyon dışındaki pozisyonlar G-Noktasını daha kolay uyarabilmekte ve vajinal orgazm sağlayabilmektedir.

Şurası çok iyi bilinmelidir ki, G-Noktası terimi Grafenberg’in kendisi tarafından kullanılmıştır. Grafenberg bu noktayı erotik bölge olarak tanımlamıştır. Ama ne yazık ki, G-Noktası teriminin günümüzdeki kullanımı yanlış bir anlamaya neden olmuştur. Bazı kadınlar çok iyimser bir bakış açısıyla, bu noktanın düğmesine basılınca, erotik bir patlamanın olabileceği kanısına kapılmışlardır. Böyle olmadığını görüp hayal kırıklığına uğradıklarında da G-Noktası kavramının tamamen hatalı olduğu ve böyle bir şey olmadığı sonucuna varmışlardır. Daha önce anlatıldığı gibi, aslında G-Noktası, vajina duvarının idrar yolunu çevreleyen bezleri şiştiğinde hafifçe dışarı doğru çıkıntı yabani cinsel açıdan duyarlı bir bölgesidir. Bu kavram jinekoloji kongrelerinde ilk kez tartışıldığında birçok ünlü jinekolog karşı çıkmış ve böyle bir nokta olmadığını iler sürmüştür. Ancak daha sonra bu nokta kendilerine örnekler üzerinde özel olarak gösterildiğinde ikna olmuşlardır. Bu tartışmalara feminist erkek karşıtları da karşı çıkmışlar ve vajinal orgazm olabileceği savını peşinen ve şiddetle reddetmişlerdir. Zira klitoral orgazm onların politik olarak işine gelmektedir ve onun yerini tutacak bir şey yoktur. Çok şaşırtıcı bir biçimde son zamanlarda bazı kadınların G-Noktası şişirtmeye çalıştıklarına dair haberler vardır. Burada yapılan işlemi G-Noktası bölgesine kollajen enjekte edilmesidir. Son zamanların haberlerine göre de çok rağbet gören bir yöntem haline gelmiştir. Bu sayede bu kadınlarda G-Noktasının duyarlılığı artırılmakta ve kadınlar çok daha güçlü orgazmlar yaşayabilmektedirler. Bu tıbbi bir gerçeklikten ziyade bir şehir efsanesine benzemektedir. Ama söz konusu olan kadın cinselliği olduğunda hiçbir şey olanaksız değildir.


A-Noktası: (Anterior Forniks Erogenous Zone-AFE Noktası)
 Burası vajinanın sonunda doğru rahim boynu ve idrar kesesi arasında kalan hassas bir bölgedir. Tıpkı klitorisin erkeğin penisine karşılık gelmesi gibi, A-Noktası da erkekteki prostatın kadın cinsel organlarındaki karşılığıdır. Bu noktanın direkt olarak uyarılması çok şiddetli orgazm kasılmalarına neden olabilir. Klitoristen farklı olarak bu duyarlılık orgazm sonrasında sürmez.
Bu noktanın varlığı henüz 1990’lı yıllarda Kuala Lumpur’da yaşan Malezyalı bir doktor tarafından keşfedilmiştir ve bazı yazarlar tarafından yeri yanlış anlaşılmıştır. A-Noktası tam olarak rahim boynun tam üstünde, vajinanın diplerine doğrudur. Rahim boynu vajinaya doğru çıkıntı yaptığı için, yanında bir girinti oluşur. Buna anterior (ön) forniks denir ve üzerine uygulanacak basınç, normalde çok çabuk cinsel tepki vermeyen kadınlarda dahi vajinanın hemen ıslanmasına yol açar. Günümüzde ince ve uzun yukarı doğru kıvrılan özel bir AFE vibratörüyle bu bölgeyi uyarmak mümkündür…”
 
 
 
A Noktası: Bizim yaptığımız çalışmalar,  anketler, mülakatlar ve araştırmalar sonucu da A-Noktası ile tarif edilen, ön (anterior) forniks hizasında, mesane duvarı ile vajina duvarı arasında, anterior forniksin en uç kısmına 2.5 cm ile 3.5 cm arasındaki bir uzaklıkta duyarlı ve orgazmı tetikleyebilen 1.5 ile 3 cm çapında bir bölge olduğunu göstermiştir.  Bu nokta her kadında orgazmı tetikleyememektedir; oran çok düşüktür, ama bizim geliştirdiğimiz All-Spot Vibrator (JS-2000) ile bu bölge 180-200 Hz civarındaki titreşimlerle uyarılabilmekte, bazı kadınlarda da orgazmı tetikleyebilmektedir. Arkadan vajinaya giriş pozisyonlarında aslında sadece G-Noktası değil, A-Noktası da uyarılabilmektedir. Bu bölgenin pelvik sinir, çok kısmi olarak da hipogastrik sinir tarafından inerve edildiği düşünülmektedir. Henüz bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Kadınların çok küçük bir oranında henüz tespit edilmiştir.


O-Noktası:
O-Noktası da bizim çalışmalarımızda, anketlerimizde ve mülakatlarımızda da ortaya çıkmış, son olarak bu noktanın varlığı ünlü Fransız dokümanter filmi “Female Orgasm Explained” de ele alınmıştır. Bu konudaki çalışmalarımız sürmektedir.  Bu bölgenin ortaya çıkışı son 5 yıllık bir meseledir. Henüz bilimsel olarak ispatlanmamasına karşın pek çok kadında olduğu ve anal orgazmları tetikleyen nokta olduğu sanılmaktadır. Arka forniksten öne doğru yaklaşık 2 cm - 4 cm uzaklıkta, vajinanın arka duvarı ile rektum duvarı arasındaki bir yerde, 2,5 - 3 cm çapında bir oluşum olduğu tahmin edilmektedir. Bu noktanın uyarılabilmesi için koitus sırasında esnememesi ve rektum duvarına doğru geri gitmemesi gerekir. Bunun için penis hareketleri ile veya vayb hareketleri ile, anüse yerleştirilebilecek farklı boyutlardaki anal plugların varlığında daha iyi uyarılabileceği sanılmaktadır. Yani O-Noktasının uyarılıp, orgazmı tetikleyebilmesi için, mutlaka iki basınç arasında sıkışması ve uyarılması gerekmektedir. Bu bölgenin pelvik sinirle inerve edildiği düşünülmektedir. Uyarılabilmesi için en az 180-250 Hz.’lik titreşime ihtiyaç vardır. Seks shoplarda satılan Çin malı vibratörlerin hiçbirisi ne G-Noktasını, ne A-Noktasını, ne de O-Noktasını pek uyaramaz, çünkü titreşimleri ve kullandıkları enerji bu uyarım için çok yetersizdir ve bu Çin malı ürünler çok kötü dizayn edilmişlerdir; onlarla ilgili hiçbir AR-GE yapılmamıştır.

Uyarılabilir Tüm Noktaları Aynı Anda Uyarmak:
En ideal Vayb:

“Cinsel Oyuncaklar” isimli kitapta da belirttiğimiz ve detaylarını yazdığımız gibi, henüz en ideal ve en iyi AR-GE’si yapılmış bir vibratör üretilememiştir. Konuştuğumuz kadınların en baştaki şikâyetleri, seks shoplarda satılan “Çin malı vibratörlerin” veya ABD-Avrupa kökenli vibratörlerin titreşimlerinin yetersiz olduğu ve pillerin çok çabuk bittiğidir. Örneğin bu aletleri kullanan bazı kadınlar daha orgazm olamadan, pilin etkinliği hızla düşmektedir[4].

Bizim üzerinde çalıştığımız bir seri stimülatör vardır. Bunları vajinismus, anorgazmi, uyarılma bozukluğu olan kadınlarda tedavi amaçlı ve normal kadınlarda da vajinal orgazmı ve ESR’yi geliştirebilmek için dizayn ettik ve üreteceğiz. Şu anda patentini almak için başvurduğumuz en etkili vayb Ergonomik All-Spot Vibrator, JS-2000’dir. Bu seriden çok farklı ve daha etkili aletlerin de AR-GE çalışmaları yapılmaktadır. JS-2000, aslında Desmond Morris’in tarif ettiği bir AFEZ (Anterior Fornix Erogenous Zone) vibratörüdür. Fakat bu vayb aynı anda, farklı frekanslarda hem klitorisi ve klitoral kompleksi, hem G-Noktasını ve PC-Kasını, hem A-Noktasını, hem de Serviksi uyararak, orgazm oluşturabilmesi için ergonomik olarak insan anatomisi üzerinde detaylı çalışmalar yapılarak dizayn edilmiştir. İçinde farklı güçlerde 3 farklı motor vardır ve pille değil, şehir ceryanına bağlı basamaklı adaptörle çalışmaktadır. JS-2000 ESR geliştirilmesi ve cinsel terapide kullanılmak için 2012 yılındaki son cinsel anatomi ve cinsel fizyoloji bilgileri kullanılarak ergonomik olarak dizayn edilmiştir; kadınlarda vajinal orgazm ve bileşke orgazmı oluşturabilmektedir.








[1] Helen Singer Kaplan. The New Sex Therapy, London: Pelican, 1974. S: 50.

[2] Alice Kahn Ladas,  Beverly Whipple, John. D. Perry,  The G-Spot and other Discoveries About Human Sexuality, New York: Henry Holtand Company 2005, (ilk basım 1982). Kadınlarda ejakülasyonun detayları için bkz: Ümit Sayın. Derin Seks. İstanbul: Klan Yayınları, 2010. S: 233-236.

[3]  Desmond Morris. Çıplak Kadın (Naked Woman). İstanbul: İnkilap Yayınevi, 2006 (orijinal baskı 2004). S: 292-296.

[4]   Sadie Allison. Toygasms: The Insider’s Guide to Sex Toys and Techniques, San Fransisco: Ticklekitty Press, 2006.

      Emma Taylor, Lorelei Sharkey. Sex Toy. San Fransisco: Chronicle Books, 2006.