• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam34
Toplam Ziyaret131582
TEMEL CİNSEL BİLGİLER (BASIC SEXUALITY)
MEDYA-BASIN-AKTÜALİTE-HABER
Takvim

Orgazmın Tanımı (Definition of Female Orgasm)















          Kadınlarda orgazm çeşitli araştırıcılar tarafından şöyle tanımlanmıştır (Mah ve Binik, 2001)[1]:

  • Erkeklerdeki boşalma kaslarının homologları olan düz kas organlarının ritmik kontraksiyonları[2] (Campell and Peterson, 1953).

  • En yüksek cinsel gerilim anında gelişen spastik vajinal kontraksiyonların gelişmesi[3] (Glenn and Kaplan, 1968).

  • Genito-pelvik kontraksiyonların sensoryal ve motor yanıtlarıyla gelişen ritmik kontraksiyonlar[4] (Kaplan, 1974).

  • Cinsel uyarıma karşı refleksif sensoryal ve motor yanıtların gelişmesi[5] (Kline-Graber and Graber, 1975).

  • Cinsel stimülasyona bağlı gelişen ve cinsel gerilimin boşalmasıyla sonuçlanan; vaso-kontraksiyonun ve myotoninin rahatladığı bir duygusal ve fizyolojik zirve durumu[6] (Masters & Johnson, 1966).

  • Farklı bir bilinç hali[7] (Davidson and Davidson, 1980).

  • Vajinal ve Rahim kontraksiyonları ile bir refleks hali[8] (Reubens, 1982).

  • Uygun periferik ve psikolojik stimülasyonlara bağlı olarak gelişen, serebral nöronal akım boşalmasına neden olan, psişik bir fenomen[9] (Alzate, 1985).

  • Kardiovasküler ve respiratuar değişikliklerin olduğu kas tonusunda artmaya ve azalmaya neden olan kaslarda ve genital organlarda kasılmalarla birlikte gelen kompleks psikolojik deneyimler bütünü[10] (Bancroft, 1989).

  • Genito-pelvik kontraksiyonların aniden ve şiddetli bir biçimde geliştiği güçlü bir emosyonel deneyim[11] (Hite, 1976).

  • Perineal bölgenin ve üreme organlarının, cinsel haz ile ritmik kontraksiyonlara dönüştüğü, kardiovasküler ve solunum sistemi değişikliklerinin görüldüğü bir zirve[12] (Schiavi and Segraves, 1995).

  • Biyolojik enerji akımının boşaldığı, haz dolu kasılmaların ve konvülsiyonların eşlik ettiği Orgastik deşarj potansiyeli[13] (Reich, 1973).
Yukarda orgazmı tanımlayan araştırmacıların Masters & Johnson ve Shere Hite dışında hemen hemen tümü Vajinal Orgazmın varlığını kabul etmekte ve klitoral orgazm ile vajinal orgazmı birbirinden ayırmaktaydı. Yukardaki tanımların hepsi kadın orgazmının ağırlıklı olarak bir yönünü ele almaktadırlar. Kadın orgazmına daha detaylı olarak yeniden bakarsak ve gelişen değişimleri analiz edersek, tanımı daha da genişletmek zorundayız. Şimdi önce bu değişiklikleri görelim:









Orgazm Sırasında Vücutta Gelişen Değişiklikler
Göğüsler:


Meme uçları dikleşmeye ve göğüs içi toplardamarları kan ile dolmaya başlar. Plato evresinde göğüs uçları 0,5-1 cm büyüyebilir; göğüsler iyice kanla dolar büyüklükleri fark edilir hale gelir; bu dönemde göğüs uçlarının emilmesi pek çok kadına büyük haz verir, elle yapılan sıkma, okşama gibi mekanik uyarı da kadınların hoşuna gider. Emilme sırasında arka hipofizden salgılanan oksitosin hormonunun rahimi kastırıcı etkisi var, bu nedenle plato evresinin sonuna doğru meme uçlarının emilmesi bazı kadınlarda kolaylıkla orgazmı başlatabilir.


Cinsel kızarıklıklar: Kişiden kişiye değişmekle birlikte ilk belirtilerden bazıları yanağın, boynun, göğüs ve karnın üst kısımlarının, kulakların arkasının kızarmasıdır. Bu heyecanlanmaya ve cinsel arzunun artmasına bağlı olarak otonom sinir sistemi tarafından otomatik olarak oluşturulur. Plato evresinde kızarıklık sırtı, omuzları ve kalçaları sarar. Çözülme evresinde cinsel kızarıklık ilk çıkış sırasına göre 5-15 saniyede kaybolur.


Gözler: Göz bebekleri ilk iki evrede büyür ve çapı iki katına kadar çıkabilir, bu büyüme açık renk gözlülerde daha iyi anlaşılabilir.


Kaslar: Heyecanlanma ile birlikte tüm kaslarda bir gerginlik artışı (myotoni) başlar, heyecan arttıkça bu kas tonusunun artışı had safhaya gelir ve kadınları rahatsız eder. Bazı kaslarda istemsiz kasılmalar meydana gelir, orgazma yakın tüm kaslar öylesine kasılmış vaziyettedir ki orgazm olunmazsa daha sonra, giderilememiş bu myotoni kadınlara çok rahatsızlık verir; boyundaki kas gerginliği ise baş ağrılarına neden olabilir. Mastürbasyon sırasında veya ilişkide orgazma yaklaştıkça vücut ekstansiyon (uzanıp gerilme) halini almaya başlar ve ayak parmakları istemsiz olarak içe doğru kıvrılır, kollar da eşe sarılarak eller iyice kenetlenip sıkılır. Orgazm sırasında tüm vücut kasları da kasılmalara eşlik eder ve vücut iyice ektansiyon halini alır.


Hiperventilasyon: Çok sık ve derin nefes alma plato evresinin sonuna doğru başlar ve orgazm boyunca artarak devam eder. Çok güçlü orgazmlarda hiper-ventilasyonun dakikada 40’a çıktığı görülür (normali 16-20).


 Taşikardi: Kalıp atım hızı plato evresinde dakikada 110-180’e çıkabilir, orgazm sırasında 200’ü geçebilir, ama bu artık orgazmın şiddetiyle doğru orantılıdır. Çözülmeyle hemen normale iner.











Kan basıncı: Sistolik basınç (büyük tansiyon) 40-80 mm cıva basıncı yükselir, diyastolik basınç (küçük tansiyon) ise 20-40 mm cıva basıncı yükselir. Maksimum yükselme platonun sonunda ve orgazmın ortalarına doğru gelişir.


Terleme: Heyecanlanma ve plato evresinde pek terleme olmaz. Orgazm sonrası çözülme evresinde cinsel kızarıklık görülen bölgelerde, göğüste ve sırtta yoğun bir terleme saptanır.


Büyük dudaklar: Perinede vajinal girişi çevreleyen büyük dudaklar heyecanlanma ile birlikte kabarmaya başlar, plato evresinde içleri iyice kan ile dolup vajinanın etrafını çevreleyen bir tepecik oluştururlar. Orgazm sırasında değişmezler, eğer sevişme devam etmezse çözülme evresinin sonunda yavaş yavaş eski hallerine gelirler.


Küçük dudaklar: Heyecanlanma ile birlikte küçük dudakların çapı iki hatta üç misline çıkar ve vajinadan dışarı doğru ereksiyon halinde sarkarlar, plato evresinde pembe renkleri koyu kırmızıya dönüşür içleri kanla dolar, emilmeye okşanmaya ve ısı değişimlerine olan hassasiyetleri gittikçe artar. Orgazm ile bu renk değişimi 10-15 saniyede kaybolur. Küçük dudakların büyümesi penisin içeri girmesini ve klitorisin başlığının hareket ederek klitoral orgazmın gelişmesini kolaylaştırır. Vajinanın ıslanmasını sağlayan vajina duvarlarının etrafını çevreleyen kan göllenmesine bağlı transüda (proteinden fakir hücreler arası sıvı) sızıntısıdır.


Klitoris: Heyecanlanma evresinde en ufak uyarı, fantezi kurulması bile klitorisin çapında artmaya neden olur. Bu anda kadınlar pelvis (leğen kemiği) içinde bir dolgunluk hissi, irritasyon ve boşalma ihtiyacı duyarlar. Plato evresinde daha da köklü değişiklikler olur; klitoris bazı bağlar yardımıyla dışarı doğru taşmışken geriye doğru çekilir ve heyecanlanma evresinde büyüyen glans ve gövde, klitoral başlık içine ve pubis kemiğine doğru çekilir, öyle ki boyu neredeyse % 50 kısalmış görünür. Plato evresinin sonunda klitoris hiç görünmez olur. Orgazm sırasında ise hiçbir değişim olmaz. Eğer plato evresinden orgazm evresine geçilmezse birkaç dakikada klitoris heyecanlanma evresinde olduğu halini alır ve dışarı doğru uzar. Çözülme evresinde klitoris 10-30 dakika kanla dolu olarak ereksiyon halinde kalabilir ve tekrar heyecanlanma fazına geçebilir. Klitoris kadında orgazmı tetikleyici bir organdır. Cinsel ilişkide klitoral başlığın ritmik olarak klitorise sürtünmesi orgazmı başlatır; ayrıca penisin, parmağın, sıcak bir nesnenin (sıcak basınçlı duş gibi) klitorisi uyarması da orgazma neden olur; koitus sırasında sadece uyarılan klitoris başı değil, klitoris ayakçıkları ve klitoris bulbuslarıdır (soğancık da). Ayrıca klitoris titreşime de çok duyarlıdır, glans klitoris’te 7000-8000 civarında çıplak sinir ucu basınç, titreşim, ısı reseptörleri vardır. Bir vibratör veya masaj aleti kadınlarda çok kolay orgazmı tetikleyebilir. Kadınların büyük çoğunluğu cinsel ilişki ile orgazm olamazlar çünkü penis klitoral başlığı, küçük dudaklarla birlikte yeterince uyaramaz; ayrıca plato evresine girmemiş yani geri doğru çekilmemiş klitoris de orgazmı başlatamaz, bunun için uzun süreli ön oyunlar gereklidir. Ayrıca bazı kadınlarda (kadınların % 20’sinden azında) DVZ (Deep Vaginal Erogenous Zone-Derin Vajinal Erojen Bölgeler) yapılar çok duyarlıdır, bunların uyarılması da tek başına orgazmı tetikleyebilir. Vajinal orgazmların gelişmesinde DVZ ile klitorisin birlikte uyarılması veya DVZ’nin tek başına uyarılması etkili olur. Klitoris ve DVZ’yi penisden çok daha fazla uyaran başka bir nesne ise vibratördür; klitoris titreşime çok duyarlı bir yapıya sahiptir ve saniyede 50-100 (Hz) titreşim yapan bir masaj aleti veya vibratör klitorisi çok iyi uyarır ve art arda orgazma neden olur.







Klitorisi uyarabilen başka bir alet ise son yıllarda elektro-akupunktur için piyasaya çıkarılmış olan küçük doğru akım jeneratörleri veya TENS cihazlarıdır. Bu vibratör ve basınç uyarılarından klitorisin glansı ve gövdesindeki “Pasini cisimcikleri” ve çıplak sinir uçları sorumludur, bu cisimcikler hafif titreşimden derin basınca kadar her türlü uyarıyı algılayabilir, klitoris de bu uyarıları zevk dalgaları olarak omurilik aracılığıyla beyne yollar, genellikle son “orgazm” komutunu veren beyindir!


En son bulgular ise, kadınlarda orgazmın sadece bir sinir değil, dört adet sinirle kontrol edildiğini kanıtlamıştır. Bu sinirler, “Artırılmış Cinsel Doyum: ESR” isimli kitapta çok detaylı yazdığımız gibi[1]:

  • pudental sinir
  • pelvik sinir
  • hipogastrik sinir
  • vagus







Grafenberg Noktası (G-Noktası):  

        Grafenberg noktası ilk kez Ernst Grafenberg adlı jinekolog tarafından 1944’te tanımlanmıştır! G-Noktası plato evresinin sonuna doğru fark edilebilir, bu bölgedeki embriyolojik prostat ana dokusu ve üretral süngerimsi doku kanla dolar ve uyarılabilir hale gelir; basınç, titreşim ile orgazmı tetikleyebilir. G-Noktasını inerve eden sinir pelvik sinirdir, bu sinir aynı zamanda mesane ve rahimde de etkinlik gösterir. Cinsel ilişkiyle gelişen orgazmların büyük çoğunluğu G-Noktası ve/veya DVZ orgazmlarıdır. PC- kaslarının zayıf olması G-Noktasının uyarılmasını azaltmaktadır. Kadınların büyük çoğunluğu duydukları aşırı tuvalete gitme ihtiyacından dolayı G-Noktasının uyarılmasına devam edemez, rahatsız olurlar; hâlbuki bir süre sonra bu his kendini yoğun bir cinsel hazza bırakır (G-Noktasının nasıl bulunacağı ile ilgili ESR, NEO-TANTRA ve Derin Seks isimli kitaplara bakınız!).


Vajina ve rahim: Cinsel heyecanın başlamasıyla birlikte 10-30 saniyede vajinal ıslanma meydana gelir. Bu ıslanmayı yapan özel bir salgı bezi yoktur. Vajinayı çevreleyen damarlardaki kan göllenmesinden süzülen transüda (proteinden fakir hücrelerarası sıvı) niteliğindeki sıvı vajinanın ıslanmasını ve cinsel ilişkinin gelişmesini sağlar. Doğum yapmamış kadınlarda uyarılmamış vajinanın uzunluğu 7-8 cm, çapı 2 cm dir; uyarılınca boyu 9,5-10,5 cm çapı girişte 2,5 cm dip kısımlarda 5,5 cm olur. Doğum yapmış kadınlarda uyarılmamış vajinanın uzunluğu 8-10 cm, çapı 3-4 cm dir, uyarılınca boyu 11-12 cm, çapı da girişte 3-4,5 cm dip kısımlarda 6,5 cm olur Rahimde giriş bölümü (serviks) basıncı ve titreşimi hisseder. Plato evresinde vajinanın 1/3 dış kısmında ani bir damar göllenmesi olur ve burası çapını 2/3 oranında küçülterek daralır. Ayrıca küçük dudakların da büyümesiyle daralan vajina girişi ‘orgazmik platformu hazırlar’ ama platonun sonuna doğru vajinanın derinlerinde bir genişleme görülür. Rahim plato evresinde yukarı doğru çekilir, tonusu (kas gerginliği) artar, adeta bir çadır gibi vajinanın üstünde yükselir.


     Orgazm sırasında vajinanın iki tip hareketi var. Bunlardan bir tanesinde, Masters & Johnson’ın tanımladıkları gibi vajinanın 2/3 iç kısmı 0.8 saniyelik aralıklarla 10-15 kez kasılır ve vajina adeta balon biçimini alır, bu sırada kasılmakta olan rahim de yukarıda asılı durumdadır (çadır etkisi-tenting effect); diğer hareket de Ladas, Perry ve Whipple’ın bahsettikleri vajinanın iç kısımlarının aynı ritimle kasılıp, rahimin de aşağıya itildiği durumdur (çerçeve etkisi-frame effect). G-Noktasıyla gelişen orgazmlarda genellikle çerçeve etkisi görülür ve parmak veya penis dışarı doğru itilir, klitoral orgazmlarda da çadır etkisine daha fazla rastlanır; fakat iki etki de birbirinin içinde olduğu için hangisinin daha etkin olduğunu ayırt etmek çok zordur. Orgazm sırasında karın içinde hissedilebilecek hatta dışarıdan bile görülebilecek en belirgin değişim vajina kasılmasından 2-4 saniye sonra gelişen ve rahmin gövdesinden başlayıp ağzına doğru ilerleyen patlayıcı tipteki kasılmalardır. Bu kasılmaların niteliği her iki orgazm tipinde de aynıdır. Uzatılmış orgazmlarda, ESR orgazmlarında ve/veya Status orgasmus olgularında plato evresine geçilmeden bir orgazmdan diğerine geçilir.   Orgazm sırasında PC kası ve anal sfinkter (anüsü yöneten kas) istemsiz olarak kasılırlar. Ayrıca orgazm kasılmalarına pelvis içi kasları, karın kasları da istemli olarak katılır. Bu nedenle bu kasları da geliştiren kadınlarda orgazmın daha güçlü olduğu bilinmektedir.












 

Orgazmın Tanımı:

Aşağıdaki tablodaki tüm fizyolojik ve psikolojik değişiklikleri içeren genital organlarda, çeşitli vücut kaslarında önce tonus artışı sonra da ritmik kasılmalarla gelişen, solunum, kardiyovasküler, boşaltım, sindirim sisteminde kendini değişikliklerle gösteren ve kadın bilincini çok değiştiren bir kendinden geçiş ve ekstaz, farklı bilinç hali; bir doruk deneyim.

Orgazmın gelişmesinde etkili birden çok refleks arkı rol oynamaktadır ve en az kadın orgazmı 4 farklı sinir tarafından yönetilmektedir. Bu yolakların haricinde bir de oksitosin yolakları vardır.



 

 








[1] Mah  K, Binik YM. The nature of orgasm: A critical review of major trends. Clin Psych Rev 2001; 6:823-56.

[2] Campbell B, & Petersen WE. Milk ‘‘let-down’’ and the orgasm in the human female. Human  Biology 1953; 25: 165–168.

[3] Glenn J & Kaplan EH. Types of orgasm in women: a critical review and redefinition. J Am Psychoanaly Ass 1968; 16: 549 –564.

[4] Kaplan HS. The New Sex Therapy, New York: Penguin Books, 1981.

[5] Kline-Graber  G, Graber B. A guide to sexual satisfaction: woman’s orgasm. New York: Fawcett Popular Library. 1975.

[6] Masters W,  Johnson V. Human Sexual Response, Boston: Little Brown Company, 1966.  ●  Masters W, Johnson V. Human Sexual Inadequacy, Boston: Little Brown and Company, 1970.  ●  Masters W, Johnson V, Kolodny RC. Human Sexuality (textbook), New York: Harper Collins, 1995.

[7] Davidson JM, Davidson R J. The psychobiology of consciousness. New York: Plenum Press, 1980.

[8] Reubens JR. The physiology of normal sexual response in females. J Psychoact Drugs 1982; 14: 45 –46.

[9] Alzate H.  Vaginal eroticism: a replication study. Arch  Sex Behav 1985; 14: 529 –537.

[10] Bancroft J. Human sexuality and its problems. New York: Churchill Livingstone, 1989.

[11] Hite S. The Hite Report: A National Study of Female Sexuality. New York: Dell Publishing, 1976.

[12] Schiavi R C, Segraves R T.  The biology of sexual function.  Psychiat Clin  North Am  1995; 18: 7 –23.

[13] Reich W.  The function of the orgasm: sex – economic problems of biological energy. New York: Farrar, Straus and Giroux (V.R. Carfagno, Translation; original work published 1942),  1973.