• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam34
Toplam Ziyaret131582
TEMEL CİNSEL BİLGİLER (BASIC SEXUALITY)
MEDYA-BASIN-AKTÜALİTE-HABER
Takvim

Fantezi ve Varyasyon

Cinsellik öğrenilebilen ve yönü tamamen değiştirilebilen bir olgudur; kimi insanlara çok haz veren fikirler veya eylemler, kimi insanlarda hiçbir uyarım yapmaz. Üstelik aynı cinsel nesne, farklı insanlarda subjektif algılamalara göre çok farklı yoğunlukta uyarılar neden olur. Öyleyse kişinin genetik yapısı, geçmişteki şartlandırılmaları ve şu andaki idraki ile ilgili bir kavram tanımlanmak zorunda.

 
Cinsel haz nesneleri öğrenilebilen, insanlarda cinsel istek ve haz uyandıran soyut veya somut cinsel doyum nesneleridir. Cinsel haz nesnelerinin (CHN), “cinsel nesne”  kavramından önemli bir farkı, kişinin subjektif yorumunun da işin içine katılmasıdır. Örneğin, Marilyn Monroe bir cinsel nesnedir; erkeklere ve kadınlara cinselliği hatırlatır, ama Marilyn Monroe’nun gülümseyişi, yüz ifadesi, hareketleri veya giyiniş tarzı bir erkek (veya bir kadın) için cinsel haz nesnesi haline gelebilir. Bazı erkekler onu sadece yatılacak ve birlikte olunacak bir kadın olarak görebilirler, ama bazıları için ‘kendi subjektif yorumlarıyla” birlikte Marilyn Monroe’nun farklı uyarıcılığı vardır. Her iki erkek grubunda da Marilyn Monroe’nun hayali veya bizzat kendisi farklı şekilde uyarıma neden olur.
 
 
 
CHN tamamen insanlara özgü bir kavramdır. Temelinde insanların taklitçiliği, hayal gücünün enginliği ve öğrenme yeteneğinin gücü yatmaktadır. Bir kadının güzel bacakları erkekler için bir cinsel nesne olabilir, ama bacakların gösteriliş tarzı, kadının davranışları ve kıyafeti bir CHN, CHN’lerde insan düşüncesinin dinamizmini ve hayal gücünü görmekteyiz. Cinsel nesnede ise içgüdüsel faktörler daha fazla rol oynamaktadır, toplumun şartlandırmalarını da göz önüne almak gereklidir; CHN’ler dinamik ve sosyal kalıtım, kültür ve medya ile oluşturulmuş kavramlardır. CHN’ler öğrenilebilir ve unutulabilir veya yönü değiştirilebilir, ama cinsel nesneler daha durağandır. Örneğin bir erkeğin ses tonu aynıdır, hiç değişmez, fakat ses tonunun yanı sıra konuşma tarzı, vurgulamaları ve bu sesin konuştuğu şeyler birer CHN haline gelebilir, çünkü bu kadınların hepsi bu sese farklı bir subjektif yorum katarak bakarlar ve ses hepsinde farklı yoğunlukta etkiye neden olur.


 
Fetişizmin veya bazı parafililerin gelişmesinde de CHN kavramı çok önemlidir. Patolojinin nerde başlayıp, normalin nerde bittiğini tanımlamak gereklidir. CHN’lerin ne olduğunun daha detaylı bir tanımı için başka bir çalışmamıza bakınız[1].


 
CİNSEL HAZ NESNELERİ VE FANTEZİLER


 
CHN’lerin bir kısmı kadınların öncelikle beyninde, imgelemlerinde, hayallerinde ve fantezilerinde gerçekleşir. CHN’lerin gelişmesinde aslında kadınlarda mastürbasyon sırasında kurulan fantezilerin de büyük bir rolü vardır. Kadınlar önce kendi beyinlerinde âşık olurlar bir erkeğe! Sonra gerçek aşk başlar. Ve kadınlar, çoğu zaman gerçek var olan fiziksel o beğendikleri erkekten ziyade kafalarında yarattıkları erkeklere âşık olurlar. Bir erkekle sevişmeden önce de çoğu kadın bunu beyninde ve fantezilerinde yaşayarak kendilerini hazırlarlar.


 
Aslında fanteziler kadınların kendi beyin kimyalarını kontrol etmelerinin bir yoludur. Artık biliniyor ki, tüm fanteziler testosteron ve oksitosin salgılanmasını artırır[2]. Bunlar arttıkça da, daha fazla fantezi kurulur ve bu olgu pozitif geri beslemeye girer. Fantezi miktarı, çeşitliliği kendi kendini uyarım sırasında arttıkça artar. Ayrıca soft core veya hard core erotik literatür ve filmler de bu fantezilere alt yapı hazırlamaktadır. Türkçe’de bu kültüre has erotika az olduğu gibi, böyle yazılmış ve derlenmiş fantezi, varyasyon kitapları da çok azdır. Ama Avrupa’nın tarihinde bu tip farklı varyasyonları anlatan kitapların tarihi 16.-17. Yüzyıla; Uzak-Doğu, Hindistan ve Çin’de ise M.S. ilk yüzyıllara uzanmaktadır.



Fanteziler cinsel haz nesnelerinin çok önemli bir parametresini teşkil ederler. Kadınlarda yeni cinsel haz nesnelerinin gelişebilmesi için mutlaka fantezi kurmaya ve kendini uyarmaya, mastürbasyon yapmaya ihtiyaçları vardır. Böylece orgazm ve cinsel hazla ilgili yeni şartlı refleks ağları beyinde ve hayal dünyasında teşekkül edebilir.



 
Fantezilerin Çeşitlilikleri:


Yakalanma ve riskli ortamlarda sevişme fantezisi kadınların pek çoğunda sıklıkla görülür. Amerikalı kadınlar arasındaki yapılan farklı çalışmalara göre kadınların yaklaşık % 58-67 civarında bir oranı riskli ortam fantezileri kurarlar.


Fantezilerin % 95-99 gibi oranı hiçbir zaman gerçeğe dökülmez ve uygulanmaz. Kadınlar ve erkekler genellikle günlük hayatta yapamadıkları, ulaşmadıkları şeylerin ve nerdeyse imkânsız olan davranışların fantezisini kurarlar ve bunu eyleme dönüştürmezler. Kurulan fantezilerin çok küçük bir oran (% 1-2 gibi) bazı kadınlar tarafından fanteziye dönüştürülse de, fantezinin kurulma biçiminde görüldüğü gibi uygulanmaz.
 

Cosmo Raporuna
göre kadınların % 70.9’u kendi partnerini, % 67.4’ü tanıdığı veya uzaktan bildiği birisini, % 16.9’u ünlü birisini, % 37.8’i bir yabancıyı, % 9.2’si farklı ve varyasyonal fanteziler kurmaktaydı[3]. Ama daha sonra yapılan çalışmalar bu 1980’lerde fantezi tarzlarına yeni başka fanteziler de ekledi. Bunların en önemlileri:

  • Kendi tanıdığı partneriyle farklı şeyler yaparak sevişmek
  • Hiç tanımadığı birisiyle sevişmek
  • Tanıdığı başka birisiyle sevişmek
  • Ünlü idol bir pop star veya film yıldızı ile sevişmek
  • Sevişirken konuşmak ve partnerle karşılıklı fantezi anlatmak
  • İşyeri veya sınıf arkadaşıyla sevişmek
  • Farklı varyasyonları gerçekleştirmek
  • Değişik koital pozisyonlar deneme ve hayal etme
  • Oral seks
  • Açık saçık, argo konuşmak (dirty talking)
  • Kontrol edilerek sevişmek
  • Bağlanmak ve bu tip oyunlar oynamak
  • Riskli ortamlarda sevişmek
  • Partner değiştirmek
  • Sevişirken yakalanmak
  • Sevgilisinin bir arkadaşıyla sevişmek
  • Striptiz yapmak ve eksibisyonizm
  • Bir erkeği baştan çıkartmak
  • Porno veya erotik film çevirmek
  • Cinsel oyuncakları kullanmak ve eşiyle bunları değişik şekillerde denemek.
  • Kontrol edilme
  • Yumuşak tecavüzü andırır oyunlar, varyasyonlar
  • Yumuşak BDSM
 





Kinsey Enstitüsünün yaptığı çalışmaya göre (2010) fantezi konusunda Amerika’da kadınlar ve erkekler arasında şu farklar bulunmuştur[4]:


  • Erkeklerin cinsel fantezileri daha ziyade cinsel yönden açık saçık olmasına karşın, kadın fantezileri daha romantik ve emosyoneldir.

  • Erkeklerin % 54’ü hemen her gün seks düşünürken, kadınların ise ayın durumuna ve menstrüel siklusa göre değişmek üzere yaklaşık % 20’si hemen her gün seks düşünür. Erkeklerin % 43’ü ayda birkaç kez fantezi kurarken, kadınların % 65’i ayda birkaç kez fantezi kurar.

  • Erkeklerde ilk fantezi kurulma yaşı 11-13 iken, kadınlarda bu daha geç başlar.

  • Kadınlarda genelde kurulan fanteziler pasif bir rol edinme biçiminde veya kontrol edilme biçimindedir. Erkeklerde ise daha ziyade partneri kontrol etme ve ona bir şeyler yapma tarzında fanteziler önceliklidir.[5]

 
Bizim yaptığımız çalışmalarda ve diğer bazı çalışmalarda fantezilerin genel yapısı şu şekilde özetlenmiştir[6]:
 


Fantezilerini yazan bayanların büyük çoğunluğu eğitimli ve belli bir kariyere sahipti. Çoğu cinselliği farklı ve daha fazla yaşamak istiyordu. Hepsinin anlatım biçimi ve ifadesi kendine özgüydü. Bazıları hiç argo kelime kullanmazken, çoğunluğu pek çok argo kelimeyi, sevişirken veya fantezi kurarken seviyordu. Gerek Türk kadınları üzerine yaptığımız raporlarda, gerekse bu fantezi yazılarında gördüğümüz şey kadınların günlük hayatta hiç konuşmadıkları veya konuşamadıkları argoları cinsellik sırasında konuşuyor olmalarıydı. Ayrıca pek çoğu erkeklerle karşılıklı fantezi anlatmayı da çok seviyordu. Fantezilerin genel özellikleri şöyleydi:


  • Kadınlar, imkânsız ve günlük hayatta yapamadıkları şeylerin fantezisini kuruyorlardı.

  • Fantezilerin % 95-99’u zaten hiçbir zaman gerçek olmuyordu ve hayal, imgelem olarak kalıyordu.

  • Fantezilerini gerçek hayata aktaran çok az kadın da, olayları fantezisini kurduğu sınırsızlıkta yaşamıyordu.

  • Fantezilerde vibratör ve vayb kullanımı (kadın bu konuda deneyimli olsun, olmasın) çok yaygındı.

  • Kadınlar çok ekstrem ve ulaşamayacakları şeylerin fantezisini kurmayı tercih ediyorlardı.

  • Kadınlar fantezilerinde cinsel haz nesnesi haline getirmeyi düşledikleri veya planladıkları şeylerin fantezisini daha sıklıkla kuruyorlardı.

  • Yumuşak ve patolojik olmayan BDSM ve kontrol edilme fantezileri sanıldığından da yaygındı. Kadınların bir kısmı (% 20-25 civarında)  fantezilerinde gözlerinin, ellerinin bağlanmasını; kendilerine emir edilmesini ve kontrol altında “zorlanmış sekse” (forced sex)  ve “zorlanmış kontrollü orgazm olmaya” yönelmeyi kuruyorlardı.

  • Kadınlar fantezilerini yazmayı çok seviyorlardı ve bazılarının söylediğine göre bunları yazarken de uyarılıyor ve mastürbasyon yapıyorlardı.

  • Çocukluklarından itibaren mastürbasyon yapan kadınların fantezi kurma sıklığı ve fantezi dağarcığı çok daha fazlaydı.

  • Bu kadınların çoğu fantezi kurmayı aslında özgürleşmenin ve daha iyi seksin bir yolu olarak görüyorlardı. Fantezi kurmayan kadınlar olduğunu duyunca anlamakta güçlük çektiler.

  • Hemen hepsi, fantezileri sağlıklı, yararlı ve zararsız buluyorlardı.
 





VARYASYONLAR



 
Yeni Cinsel Nesne, Cinsel Haz Nesnesi arayışı ve Fanteziler cinsellikten aynı şeyleri yapmaktan bıkan insanlara Varyasyon kavramını getirmiştir. Varyasyon, aslında cinsel ilişki ve koitus’tan farklı haz alıcı ve uyarıcı eylemlere verilen genel isimdir.  Varyasyon kavramı aslında ilk erotika literatürünün ortaya çıkmasından beri mevcuttu. Daha sonra yumuşak erotik (soft core) filmlerle daha da ortaya çıkmıştır. Bugün insanların sevişirken uyguladıkları pek çok varyasyon, cinsel oyun ve farklılık vardır. Bunların hepsine bugün için patolojik demek ve cinselliği sadece koitusa (cinsel ilişkiye) indirgemek çok hatalı bir görüş olur. Örneğin, çiftlerin bazen cinsellikte, bazı teatral oyunlar oynadıkları ve kendilerine haz ve cinsel uyarım verebilecek pek çok cinsel oyunu gerçekleştirdikleri bugün bilinmektedir ve psikiyatri bunları bir zamanlar sapış olarak değerlendirmiş olsa da, bunların pek çoğu artık sapış olarak kabul edilmemektedir. Hatta bazı parafililer bile artık tartışılmaktadır.


 
Burada, Türkiye gibi ülkelerde bazı hukuk sistemlerinin insanların cinselliğine karışıp, veya devletin bile çiftlerin yatak odalarına girip; cinsel davranışlara müdahale ettiği görülmektedir. Türkiye’de bazı hukuk sistemleri, tüm dünyada artık normal kabul edilen, hatta cinsel terapi yöntemi olarak sunulan mastürbasyon, oral seks gibi kavramları sapış olarak değerlendirmeye kalkmaktadır ki, bu konu hukukun konusu değildir, hukuku çok aşmaktadır! Bu konu tıbbın ve cinsel terapinin, psikiyatri ve psikoloji bilimlerinin konusudur! Hukuk, bu konuda sadece biz doktorlara ve tıbba danışabilir, karar verme yetkisi ve yetkinliği yoktur!


 
Örneğin, değişik cinsel pozisyonlar, oral seks, mastürbasyon, cinsel oyuncakların kullanılması hep birer varyasyon ve fantezi biçimidir. Türk hukukunda bu davranışları sapış, patoloji olarak değerlendirip yasaklamaya kalkan bazı tutucu yargıçlar çıkmaktadır. Bu durum aynı 1800-1880 yılları arasında Avrupa’da tutucu ve artık ruh hastası oldukları kanısına varılan, eski zaman doktorlarını ve hukukçularını, Victorya devri İngiltere’sini hatırlatmaktadır. Bu tip doktorlar ve hukukçular artık tarih tarafından lanetlenmişlerdir.


 
Varyasyonların, fantezilerin ve farklı cinsel davranışların bugün psikiyatride patolojik olarak kabul edilmesinin temel kriterleri şunlardır:

 
  • Bu davranış uygulayan ve/veya uygulanan kişiye fizyolojik ve fizik zarar verirse (BDSM gibi),
  • Bu davranış uygulayan ve uygulanan kişiye psikolojik zarar verip, travma oluşturursa (tecavüz gibi),
  • Bu davranış uygulayan ve uygulanan kişide ruhsal ve psikolojik bazı iç çelişkiler, travmalar oluşturuyorsa (Seks bağımlılığı ve mazohizm gibi)
  • Bu davranış, kişinin psikolojik sağlığına kronik ve süreğen zarar veriyorsa,
  • Bu davranış, kişinin günlük yaşantısına ve işine, arkadaşlıklarına, dostluklarına zarar veriyorsa,
  • Olağan normal ve bilinen, doğal cinsel objelerde ve/veya cinsel haz nesnelerinde vazgeçilemeyen bir sapma ve cinsel yönelim karşı cinse değil de (karşı cins veya LGBT’de kendi cinsi) insan olmayan cinsel nesnelere yönelim varsa,
  • Olağan normal ve bilinen, doğal cinsel objelerde ve/veya cinsel haz nesnelerinde vazgeçilemeyen bir sapma ve cinsel gelişimini tamamlamamış insanlara ve/veya çocuklara kompülsif bir cinsel yönelim varsa (Pedofili gibi),
  • Bu davranış obsesif kompülsif bir biçimde vaz geçilemez ve kontrol edilemez bir biçimde tekrarlanıyorsa,
  • Kişi bu davranıştan başka hiçbir biçimde normal cinsellikten, karşı cinsle cinsellikten (LGBT’de kendi cinsinden) ve koitustan haz alamıyorsa; sadece obsesif kompulsif bir biçimde bu davranışı yaparak cinsel hazzı bu noktaya odaklamışsa (örneğin bazı fetişizm türlerinde olduğu gibi), ve/veya kendisi bu durumdan rahatsızsa,

O takdirde bu davranış biçimine anormal ve patoloji veya cinsel sapış gözüyle bakılabilir
. Yukardaki maddelerden bir veya bir kaçı ve sonuncu maddeler var olmalıdır.


 
FANTEZİLER VE VARYASYONLAR NEREDE NORMAL? NEREDE PATOLOJİ?


Normal Nedir?


Cinsellikte normalin tanımını yapmak, bu kadar farklı davranış biçimleri mevcutken çok zordur. Normal aslında tanım olarak ortalama çan eğrisinin standart derivasyonlarının altında olmadan tam çan eğrisinin altında kalan anlamına gelir; fakat psikolojide ve psikiyatride normali tanımlamak oldukça güçtür. Çünkü kültürler, toplumlar, iklimler, sosyal kalıtım, kolektif bilinç dışı gibi daha pek çok faktör insan davranışlarını etkilemektedir. Her kültürde, sosyal yapıda, din sisteminde normal yapı başka toplumlara kıyasla farklı olabilir.


 
Patoloji yukarıda tanımlandığı gibi davranış biçimlerinin kişide çelişkilere yol açması; ruhsal ve fizyolojik dengesini kaybettirmesi; toplumdaki konumuna, iş ve arkadaş ilişkilerine zarar vermesi; ruhsal sorunlar oluşturması durumlarında ve obsesif kompülsif bir biçimde tekrarlanırsa ortaya çıkmaktadır.


 
Normal toplumdan topluma, kültürden kültüre değişebilir, yaşanılan çağdan çağa değişmektedir; objektif bir “normal cinsel davranış” tanımı yapmak, oldukça güçtür; her geçen gün de daha da zorlaşmaktadır. Örneğin, 120-150 yıl önce Avrupa’da bir kadının cinsellikten haz alması, mastürbasyon yapması, orgazm olması normal değildi; bugün için normaldir.  Batı toplumlarındaki cinsel normlar ile İslam ülkelerindeki cinsel normlar birbirinden çok farklıdır. Şeriatla yönetilen ülkelerdeki normlar ise daha da farklıdır. 10 yaşında bir kız çocuğuyla evlenmek, Batı toplumlarında ve modern psikiyatriye göre anormal ve pedofili sayılırken, bazı ülkelerde bunun çok normal olduğundan bahsedilmektedir. Bugünkü ahlak sistemimize göre bir küçük kızın cinsel organlarının ilkel ortamlardaki ameliyatlarla kesip çıkarılması (kliteridektomi ve infibulasyon ameliyatları) vahşet ve insanlık suçudur; ama bu uygulama bazı Müslüman Afrika ülkelerinde normal olarak uygulanmaktadır. Avrupa’daki ve Amerika’daki hukuk sistemine göre bu ameliyatlar suç teşkil etmesine karşın, Afrika’da normaldir ve toplumsal bir tabudur.


 
 Dolayısı ile inanç sistemleri, felsefi sistemler, kültürel yapı,  toplumların gelmiş olduğu bilimsellik ve refah düzeyi hep normları ve normali farklı ele almaktadır. Bu konuda referans noktamız daha ziyade psikiyatri ve seksoloji bilimlerinin en gelişmiş olduğu Avrupa ülkeleri, Amerika ve Anglo Sakson-Protestan kültürü olmalıdır (Amerika kıtası, Avrupa, İngiltere, Avustralya, Yeni Zelanda, Rusya vb.).


 
Normali tanımlarken genelde şu kriterler dikkate alınır:
 
  • Davranışın insanlarda psikolojik çelişki, rahatsızlık yaratması; günlük hayatını, iş hayatını, sosyal hayatını etkilemesi.
 
  • Davranışın saplantılı bir biçimde tekrarlanması.
 
  • Davranışın bu kişinin kendisine veya karşıdaki kişiye psikolojik veya fiziksel zarar verip vermediği.
 

Bu kriterlere göre bile NORMAL cinsel davranışı tayin etmek çok zordur; çünkü anormal veya normal kabul edilebilecek davranışta şu faktörler etkilidir:

  • Sosyal yapı

  • Şartlanmalar, tabular, mitler

  • İnanç sistemleri

  • Travmalar

  • Kültürel farklılıklar

  • Beslenme

  • İklim

  • Eğitim

  • Sosyal kalıtım

  • Genetik kalıtım

  • Diğer


[1] Ümit Sayın. Cinsellikte Farklı Boyutlar. İstanbul: Tantra Akademi/Onur Yayınları, 2. Cilt, s: 475-494.

[2] Ümit Sayın. Artırılmış Cinsel Doyum: ESR, Kadınlarda Ultra Orgazm. İstanbul: Tantra Akademi, 2010.

[3] Linda Wolfe. The Cosmo Report. London: Corgi Books, 1982.

[4] http://www.kinseyinstitute.org/resources/FAQ.html  son ulaşım tarihi Aralık 2012.

[6] [6] Ümit Sayın. Cinsellikte Farklı Boyutlar. İstanbul: Tantra Akademi/Onur Yayınları, 2. Cilt, s: 552.