• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam34
Toplam Ziyaret131582
TEMEL CİNSEL BİLGİLER (BASIC SEXUALITY)
MEDYA-BASIN-AKTÜALİTE-HABER
Takvim

Afrodizyaklar Genel




AFRODİZYAKLAR
Doç. Dr. Ümit Sayın'ın "DERİN SEKS" ve "AFROS" isimli kitaplarından


Afrodizyak
, ‘Cinsel istekleri, cinsel hazzı artırıcı ve cinsel performansı geliştirici ’ anlamına gelmektedir[1]. Bazı besinler veya kimyasal maddeler ve uyarıcılar cinsel hazzı çeşitli mekanizmalarla artırırlar, bazıları ise cinselliğin uzatılmasına yardımcı olurlar. Örneğin Viagra kan göllenmesini artırarak erkeklerde cinselliğin uzatılmasını sağlar. Kadınlar için geliştirilmekte olan benzer ilaçlar da pelvisde kan göllenmesinin artmasına yol açmaktadırlar. Artık bilim adamları daha da ileri gidererek bir ‘orgazm hapının’ peşindeler; elde edilen verilere bakılırsa 5-10 yıl içinde bu hapı bulmaları büyük olasılık[2]! Beyindeki dopamin salınımını değiştirecek bu hapın tek yan etkisi metamfetamin gibi insanlarda psikoz açığa çıkarabilecek potansiyellere de sahip olması!


 
   Afrodizyak terimi  Yunanlıların aşk ve güzellik  tanrıçası Afrodit’ten adını almıştır. Bu terim, ilkçağlardan beri cinsel uyarımı veya performansı artıran hemen herşeyi tanımlamak amacıyla kullanılmıştır. Eski çağlarda gerek yüzeyden sürülen gerekse içilen afrodizyaklar genellikle bitkiler, doğal kaynaklar veya baharatlar kullanılarak üretilmiştir. Afrodizyak üretiminde en yaygın olarak kullanılan katkı maddeleri GİNSENG kökü, bitki poleni, kükürt, tarçın, zencefil, sedir tohumu, deniz yosunları, çamın iğne yaprakları, kömür tozu ve çeşitli mantarlardır. Afrodizyak kullanımının tarihi geçmişi çok eski zamanlara, ilkçağlara kadar uzanmaktadır. Çinliler gergedan boynuzunu bile bu amaç için kullanmışlardır. Güney Amerika yerlileri cinsel potansiyeli artırmak vb. amaçlarla Sarsaparilla bitkisini kullanmışlardır. Asya’da kullanılan Asafetida isimli kokulu bitkinin cinsel  hazzı arttırdığından bahsedilmiştir. Mandragora (Mandrake otu) bitkisinin kökü Orta Çağda iktidarsızlık tedavisinde kullanılmıştır. Yiyecekler içinde ise, bifteğin, soğanın, yumurta akının, istiridyenin, her çeşit baharatın, balın, arı sütünün , polenin ve daha çeşitli pek çok doğal besin maddesinin afrodizyak etki yaptığı iddia edilmiş; bazı besinlerin içlerinde erkeklik ve kadınlık hormonları taşıdıkları söylenmiştir. Oysaki bu hormonlar midede hazmedilebilmekte ve dolayısıyla etkilerini tamamen yitirmektedirler. Hormonlar protein yapısındadırlar ve sindirim sisteminde parçalanıp amino asitlerine ayrılırlar.


Afrodizyak anlamında kullanılan doğal, bitkisel ürünlerin pazar alanları gün geçtikçe artmakta ve bu ürünler için yeni pazar imkanları yaratılmaktadır. Özellikle yeni bazı ilaçlar ve sentetik maddeler pek çok şirketi milyarder yapmıştır. ‘VİAGRA Olayında’ görüldüğü gibi Pfizer gibi şirketler milyarlarca doları bu konuda tek bir ilaca gömmüşler ve şirketlerini tehlikeye atmak pahasına da olsa afrodizyak konusundaki araştırmalarını sürdürmüşlerdir. Bu konudaki pazar çok açıktır. Türkiye’de ise yıllardır kullanılan padişah macunu, mesir macunu veya diğer afrodizyak bitkiler hakkında hiç detaylı bir araştırma yapılmamıştır.
 
 


 
TÜRK İCADI PADİŞAH MACUNU NE KADAR BİLİMSEL?


Yüzyıllardır Osmanlılardan beri kullanılan padişah macunlarının bilimsellik değerini araştırmıştık, bu konuda elde sıfır düzeyinde bilimsel bilgi olduğu sonucuna vardık. Yaklaşık 10-15 milyon TL’ye satılmakta olan padişah macunlarının çoğunun üzerinde 41 çeşit baharat olduğundan, bazılarının ise 7 ile 15 çeşit özel bitkiden üretildiğini söylemesine karşı bu konuda hiç bir detaylı kanıta rastlayamadık. Bu baharatların ne olduğunu keşfetmek imkansız olduğu gibi, gerçekten de 41 çeşit baharat olup olmadığının da kimse tarafından test edilmediğini gördük. Hiç bir prospektüs veya terkip bulamadık. Ana katkı maddesinin yapay bal olduğunu tesbit ettiğimiz macunlarda sertleştirici başka katkı maddelerinin olduğu aşikardı. Ayrıca bazı baharatların ve bitki köklerinin afrodizyak etkiye sahip olduğunu tıp literatüründe saptamamıza rağmen (Arının topladığı ve işlediği polen, Ginseng kökü, Yohimbin içeren Yohimbee ağacının kabuğu vb), Türkiye’de macunlarda kullanılan bitkilerin veya baharatların nasıl bir etkiye sahip olduğunu anlamakta güçlük çektik. Bu konuda aktarlar veya baharatçılar son derece ‘top secret’ bir iş yapıyormuşcasına ‘esrarengiz bilgilerini’  gizlemeye çalıştılar; büyük olasılıkla kendileri de bir şey bilmiyorlardı, çünkü padişah macunu üreten 5-6 firmanın dışında firma yoktu! Bu macunların etkisinin PLACEBO etkisi olması ihtimalinin yüksek olduğu sonucuna vardık; yani insanların bu macunları afrodizyak varsayarak yedikleri, bu varsayıma kendi hayal güçlerini de kattıkları gerçeğin bir parçasıdır.
 




 
 DOĞAL BESİNLER: ZENGİN BESİN KAYNAĞI
 





Yemeklere baharat olarak katılan ya da balla karıştırılarak yenilen zencefilin afrodizyak etki yarattığı söylenmektedir. Sağlıklı bir cinsellik için karanfil, tarçın, ısırgan otu, fesleğen, çakşır kökü, kişniş daha birçok baharatın ve bitkinin karıştırılarak ya da ayrı ayrı tüketilmesinin fayda sağlayacağı iddia edilmektedir. Çakşır kökü’nün istek artıcı olduğu, karanfil, tarçın ve kişnişin cinsel bölgede enerjiyi dengelediği, fesleğenin canlandırıcı etkisi olduğu, çadıruşağı otunun afrodizyak etkiye sahip olduğu pek çok kaynakta ifade edilmektedir, ama bu iddiaların hiç bir bilimsel tabanı yoktur! Alfalfa’nın (Medicago sativa) , mineral ve besleyici gıdalar yönünden çok zengin olduğu söylenmiştir; yapraklarının, yüksek oranda magnezyum, potasyum, karoten, protein, E ve K vitaminleri içerdiği iddia edilmiştir.  Baharatların ve bitkilerin afrodizyak etkisi ve biyokimyasal mekanizmaları konusunda açık ve net olarak yapılmış olan biyokimyasal analizler ve bilimsel araştırmalar bulunmamaktadır. Birçok kaynakta ifade edilmekte olan bu iddialar, sadece eski çağlardan günümüze deneme-yanılma yoluyla edinilmiş bilgilerden ve varsayımlardan gelmektedir.


Arı sütü; işçi arıların gırtlak bezelerinden salgılanan bir bal emülsiyonudur. Kraliçe arının besini olup, besin değeri son derece yüksektir. Bu besinde, kraliçe arının niçin inanılmaz büyük, uzun ömürlü, verimli olduğunun sırrı saklı olabilir. Arı sütünün insan vücuduna da, en az kraliçe arıya sağladığı yarar kadar yarar sağladığı  iddia edilmektedir.


Çilorella (Chlorella)  tek hücreli bir tatlı su yosunu (alg) olup; milyonlarca yıldır genetik yapısı pek değişmeyen ender bir canlıdır. Çilorella’nın vitamin, protein, mineral, amino asitler, nükleik asitler (RNA ve DNA’nın yapı taşları), temel yağ asitleri, enzimler ve karotenoidlerin yoğun bir kaynağı olduğu iddia edilmiştir. Çilorella, 20’ den fazla vitamin ve mineralin yanısıra bol miktarda doğal beta-karoten’ de içermektedir. Bu gibi doğal besinlerin, bitkilerin ve baharatların listesi uzayıp gitmektedir.



 
AFRODİZYAKLARIN ETKİ MEKANİZMASI NEDİR?
 
Afrodizyaklar merkezi sinir sistemini veya buradaki cinsel haz ile ilgili merkezleri uyararak ya da cinsel organlarda bazı bölgesel değişiklikler yaparak bu bölgelerde kanlanmayı, duyarlılığı vb. artırmaktadırlar. Örneğin L-Triptofan gibi serotoninin ön maddesi olan amino asitleri çokça içeren balık, karides, deniz yumuşakçaları serotonin artmasına neden olarak, cinselliği uyarıyor olabilirler! Deniz ürünlerinin afrodizyak etkisi olduğu bilinen bir bilgidir.
Pek çok maddenin akut etkisi bölgesel olarak gelişebilmektedir. Mesela, yüzyıllardır kullanılan ve kadınların içkilerine ‘gizlice’ damlatılan İspanyol Sineği (Spanish Fly-Kantaridin) böyle bir etki yapmakta ve ayrıca sağlık açısından çok zararlı da olabilmektedir. İspanyol sineği Fransa’da ve İspanya’da bulunan Lytta Vesicatoria isimli kabuklu bir böceğin güneşte kurutulup içindeki Kantaridin maddesinin çıkarılmasıyla elde edilir. Ağızdan alındığı zaman hemen idrar yollarına geçerek; çok tahriş edici niteliğinden dolayı böbrek hücrelerinde akut ölüme ve böbrek yetmezliğine neden olmaktadır. Tüm idrar yollarını, mesaneyi tahriş edip bir çeşit gıdıklanma hissi ve uyarım yarattığı için bazı insanlar tarafından bu his cinsel uyarılmışlık hali olarak algılanabilmektedir. Kantaridin insanlarda kesinlikle kullanılmamalıdır; çünkü yüksek dozlarda sara nöbetleri ve ölüm bile gelişebilir.


Cinsel anlamda fazlasıyla kullanılan materyallerden bir diğeri de, cinsel ilişkiyi uzatıcı spreylerdir. Bu spreylerde bulunan maddeler deriden geçip damar genişlemesini artırıcı etki yaptıkları gibi içerdikleri lokal anestezik maddeler de cinsel organın aşırı uyarılmasını engeller. Gerçekten de Ksilokain, lidokain  gibi anestezikleri içeren kremler, cinsel organın yüzeyinin aşırı duyarlılığını önleyerek, erken boşalmanın denetim altına alınmasını sağlayabilmektedirler. İktidarsızlığın tedavisinde bölgesel olarak etkili olarak kullanılan ilaç Papaverin’dir. Şayet; damarlarda bir haraplanma yoksa, bir insülin enjektörüyle cinsel organın gövdesine Papaverin enjekte edilmesi, penis damarlarında genişlemeye yol açmakta ve uzun süreli ereksiyon (dikleşme) sağlamaktadır. Viagra bu mekanizmayı harekete geçirmek için sentezlenmiş bir ilaçtır. Viagranın kullanıma girmesinden sonra vasodilatasyon için kullanılan diğer yöntemlerin pek çoğu tarihte kalmıştır.


Kadınlarda da cinsel uyarımın artması pelvis içi kan akımının artması ve burada meydana gelebilecek kan göllenmesiyle ilintilidir. Kadınlar için sentezlenen Viagra benzeri maddelerin bu mekanizmayı harekete geçirebilmesi amaçlanmaktadır. Amyl Nitrat, İsordil gibi damar genişletici kalp ilaçları orgazm olmaya yakın kullanılınca ani damar genişlemesi ve değişik bir uçma hissi yaratabilmekte ve dolayısıyla orgazmı güçlendirmektedir. Bu nedenle Amyl Nitrat güçlü bir afrodizyak olarak satılabilmektedir.


Afrodizyakların ikinci temel uyarı bölgesi ise merkezi sinir sistemidir. Cinsel arzu uyandırıcı olarak bilinen maddelerin çoğu beyindeki belli merkezler üzerinde etki yaparken; bunların bazıları ise doğrudan doğruya cinsel organları denetleyen sinirler üzerinde uyarıcı etkide bulunabilirler. Alkol, beynin merkezleri üzerinde etki yapabilen bir maddedir. Alkolün tarih boyunca cinsel etkinliği artırdığı düşünülmüştür.  Oysaki, alkol beyindeki uyarımları azaltıp, düşünceyi baskıladığı halde insanları rahatlattığı ve inhibisyonları (kalıplaşmış baskı, engelleme) kaldırdığı için, afrodizyak hissini verebilmektedir. Ayrıca ciddi alkoliklik sorunu olan erkeklerde ise cinsel iktidar yitimine neden olmaktadır.


Seks terapisinde merkezi etkileri nedeniyle en fazla kullanılan ilaçlar androjen ve testesteron’dur. Androjenin hem cinsellik organlarını etkileyen sinirler üzerinde hem de beynin cinsellik merkezleri üzerinde etkisi vardır. Androjen aynı zamanda bilinci değiştirmeksizin cinsel güdüyü uyandıran bir maddedir. Androjen erkeklerde ve kadınlarda davranış bozukluklarına yol açmadan cinsel istek ve etkinliği artırır. Bazı erkeklerde testesteron şeklinde alınan androjen belli sınırlar içinde libidoyu artırmaktadır.  Testesteron  ise erkeklerde ve kadınlarda cinsel saldırganlıktan sorumlu erkeklik hormonudur. Kandaki testesteron seviyesinin artması  - şayet organik bozukluk yoksa- cinsel isteklerin de şiddetle artmasına yol açmaktadır. Dolayısıyla her iki cinste de testesteron cinsel istekleri artırıcı etkiye sahiptir.


Yohimbee ağacının kabuğundan elde edilen Yohimbin afrodizyak etkilerinden dolayı adından en fazla bahsettiren maddedir. Bu maddenin afrodizyak olarak kullanılması vücuttaki kanın cinsel organlara hücum etmesini kolaylaştırmasındandır. Kanadalıların Lancet’te (1987) yayınladıkları bir yazıda yohimbinin hem organik hem de psikolojik iktidarsızlıkta 8 hafta gibi kısa bir süre içinde % 60-70 oranında etkili olduğu belirtilmekte; kadınları ise cinsel olarak uyardığı söylenmektedir. Kan damarlarının genişlemesine yol açan yohimbinin asıl etki mekanizması anlaşılamamıştır, ancak beyindeki cinsel merkezleri etkilediği sanılmaktadır.


Bir diğer afrodizyak madde ise, Parkinson hastalığında kullanılan L-Dopa’dır. Bu ilaç beyinde Dopamin  adlı bir maddeye dönüşüp cinsel işlevlerden sorumlu merkezlerde ve devrelerde işlev görebilmektedir. Parkinson tedavisinin yan etkisi olarak bazı insanlarda hiperseksüelite geliştiğine dair raporlar mevcuttur.



[1] Kullanılan kaynaklar; A.Y. Leung, Encyclopedia of Common Natural Ingredients, New York, 1980; Martindale: The Extra Pharmacopoeia, London: Pharmaceutical Press, 1977; C. F.Millspaug, American Medicinal Plants. New York: Dover Publications, 1974; Abraham  Morgentaler, The Viagra Myth: The Surprising Impact on Love and Relationships, London: Wiley Books,  2003; N. Stayanov Tıbbi Bitkilerimizi Değerlendirelim, Çev. Barsi Makaklı, İstanbul: Akgün Yayınevi, 1982; V.E. Tyler, et al, Pharmacognosy, 7th Edition, Philadelphia: Lea & Febiger, 1976;               Westheimer Ruth, Kaplan Steven, Power : The Ultimate Aphrodisiac, National Book Network,  2001.